esnedi yelkovan
uzandı usulca akrebin yamacına
yarına kuruldular...
silkindi / tahta masalardaki
silik kalabalıklar
çıt çıkarıyor gece
hem de her gece
uykuya hasret beden
uyanışa galebe...
ellerin üşüyordu
uzak bir şehirdeydi gözlerin
değemedin
...
yatağı vardır nehirlerin
çağlasa da gürül gürül
taşsa da yağmurlarla
bellidir varacağı nokta
...
I
lalettayin bir şubat
günlerden de pazardı
iklimin soğuğuna inat
bu nasıl sağır edici bi sessizlik
ve yüreğimi ıssız bırakan iklimsizlik böyle
aşk ile başlayan şarkımın
en tiz yerinde kalakaldım...
üşüyordu ellerin
uzak bir şehirdeydi gözlerin
kör ve ürkektin
değemedin
ellerin
bir nisan yağmuruyla ıslanmıştı içim
çamuruyla sıvanmıştı yüzüm
bundandır aynalara küskünlüğüm...
o gün bir gökgürültüsü yerleşti ruhuma
ve hangi göze değse çaktı hışımla
esrik bir gecenin
yalpalayan kadehimdeki
son yudumuyla mı
nezaket kuşanmış bir sesin
titrek ürkekliğindeki
darlanan bir soluğuyla mı
bir şeyler ölüyor içimde
her gün bir cenaze var yüreğimde
cenin bile olamamış hisler
yitiyorlar birer birer
adı konamamış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!