egosuyla vicdanını el ele tutuşturamayan
güya insan
aşkı beceremeyince
aşk'ı becerirmiş
hınzırca cilveleşiyor göbek taşıyla
kubbeden firari / güneşin çapkın şavkı
onlara tempo tutuyor coşkuyla
kurnanın himayesinde / arınan hayatın tınısı
yastayım
yanıyormuş kağıttan kahraman
yastayım
küre kaçmış kıçına
inliyormuş babavatan
düşüyorum kendimden
ılık ılık akıyorum gözlerimden
kendimi vuracağım yine
en dibe
her yanım yara bere
hep mi yanılır insan
hep mi yenilir böyle
dökmeli taşları dürüstçe
ne zaman bir eli tutsam
sen bilmezsin yar
gücünü susmaktan alır
yıkılmaz sandığın bu duvar
kal gitme/leri susuyorum
gök sövüyor gürül gürül
mavisi griye döndü diye
az sonra ağlar hüngür hüngür
bulut güneşini sakladı diye
masum değildir her düş
vuslat olmaz her dönüş
ne kadar dikse gidiş
o kadar eğrilir geliş
sen
aynalarımın sırrını döken
döküldükçe beliren
bu yüz senin mi
yine gözlerini esirgeyen
susuyorum
kana kana yalnızlık
çığlık çığlık
sessizlik içiyorum
susuyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!