Tasımızı tarağımızı toplayıp
Kapıyı yavaşça çekip
Gitmeliyiz artık bu şehirden
Erkenden.
Belkis Hanım'ın horozları ötmeden
Bayramları hatırlıyorum
Daha dün gibi!
Atlı karıncalar çocuk sesleriyle çınlıyordu
Midemiz bayram ediyordu vücudumuzla
Kapılar tek tek çalınıyor
Öpülesi eller bükülüyor
Kalın perdelerini çekerim günlerin
Işık girmesin diye ruhumdan içeri
Kalabalıklar üstüme üstüme gelir
İnsanlar yorar beni
Herkes gündüzleri bekler
Ben Geceleri.
Kör duyguların boş bakışları
Sağır kulakların tiz duyuşları
Işık hızının delice koşan atlıları
Ben miydim o
Ben miydim bilmem.
Kör duyguların boş bakışları
Sağır kulakların tiz duyuşları
Işık hızının delice koşan atlıları
Ben miydim o
Ben miydim bilmem.
Ben ıhlamur ağaçlarının buruk kokusuydum
Hanımelinin narin vücudunda buluştum
Çam sakızı çoban armağanı oldum
Bir akşam yastığının üstüne kondum.
Yoruldum
Dikilmişsin bir tarlanın ortasına
Gelen geçen ıslık çalar saman çuhana
Gece gündüz yem olursun kurda kuşa
Kahraman sanırlar seni KORKULUK.
Ot tıkamışlar ağzına burnuna
Hem öksüz, hem yetim
Kimsesizim
Ne arkadaşım var, ne sevgilim
Bilindik bir geçmişim yok benim.
Çocukken de böyleydim
Madem beni sevmeye karar verdin
Söz ver utanç duymayacağına
Beni sevmek sende bir tutkuysa
Aframa taframa dokunmayacağına Söz Ver.
Madem benimle olmaya karar verdin
Bu mayıs çok yalnızım
Yalnızım çık gel!
Bir yanda anlam veremediğim gelgitler
Bir yanda senin gibi kokmayan güller.
Sen yoksun diye bu mevsim




-
Gülay Aruç
-
Salim Erben
Tüm Yorumlar4 Temmuz 2010 tarihinde bilinmeyen bir neden ile, sayfamdaki hiç bir şiirime girilememiş, şiirlerim görüntülenemiştir.
Şiir dostlarıma bildirir, saygılarımı sunarım.
Gülay Aruç.
gülay aruç yazdıgım korumlar sayfana kayıt olmuyor üzgünüm