Guguklu Saat Şiiri - Son Söz

Son Söz
16

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Guguklu Saat

Kuyruğu kesik bir kedi gördün mü hiç? Yanından geçerken korkudan ne yana kaçacağını bilemeyen.
Bir de fallar vardı, değil mi? Kupa yedilisi... Hani gidenlerin elbet döneceğini söyleyen cümleler. Üç vakit, beş vakit... Gel vakit, git vakit...
Bir de gerçekler vardı.
Orada kaldık.
Yükümüzü sırtımıza almak yerine, yükümüzle yerlerde süründüğümüz yerde.
Sahi, sen de acı çektin mi? Hani yüreğin ağzında yaşadın mı hiç? Kalbinin çarpıntısıyla nefesin birbirine karıştı mı?
İşte insanı acıtan buydu.
Aynı sokağa... Aynı şehre... Aynı ülkeye... Aynı caddeye bakıp yabancı kalmak.
Gurbet, Guguklu bir saat gibiydi. Saat başı sancılarımız vardı. Tam on ikiyi vurunca, birden susardı yaralarımız.
"Babamın toprağı..." der, susarım.
Muhtemelen bu ben değildim. Hatta konum bile olamazdı. Birini düşünüp susmak gibi.
Yalanlara ve inkâra... Ya da yalancı bahara...
Şu yemyeşil çiçekler... Beyaz gelincikler... Şu kundaktaki bebek kimin?
Dur, gözlerim... Sus, konuşma.
Gördüğün sûret sahte olabilir mi?
Duydun mu?
Herkes birini bekliyor. Ben, kendimi beklemekten yoruldum.
Ya ben?
Şiirlerin gösterdiği kadın.
Kaç kalabalığın içinden yalnızlığa yürüyorsun? Kafanda kaç deli firar dolaşıyor?
Bu kadar erken ölmemeliydim.
Hangi yüzün dolaşıyor şimdi beynimin içinde?
Birini özleyince, gökyüzü de küser mi mavilerine?
Çatlak beynim sefere mi çıktı?
Nedir bu ummansızlık? Nedir, söyleyin, bendeki bu yurtsuzluk?
Sonra kendi kendime, "Boş ver." diyorum.
Geçecek...
Kış da geçecek. Yaz da. Bahar da.
Sen daha nice mevsimler atlatacaksın.
Yüreğin yeniden filizlenecek.
Umut var.
Bu ilk düşüşün değil. Hatta ilk gözyaşın da değil.
Sen beni tesadüfen gördün.
Ben seni yanlışlıkla sevdim.
Sandım ki kalbim, bu aşk hengâmesinde yerinden çıkacak.
Taşa vurulup paramparça olacak.
Çok kandiller sönecek.
Bir peygamberin dizine başını koymuş gibi, sessizce...
Ben haklıydım.
Sen inkârcı.
Bize şirk koştun.
Fitnem de yok, sitemim de...
Ben ettim, ben buldum.
İçindeki o ince, o nahif çocuk vardı ya...
Şimdi yerini hoyrat ve yorgun bir sessizliğe bıraktı.
Ve insan, en çok kırıldığı yerde eskidi.

Son Söz
Kayıt Tarihi : 14.07.2026 10:33:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!