Anlamını yitirmiş gayrimeşru bir sevdanın içinden
geliyorsun.
Rezil rüsva edilmiş gönlümün günah çadırından,
yokluğa terk edilmiş bir hiçliğin içinden
geliyorsun.
Seni anlatacak söz bulamayan dilimin çaresizliğinden,
Bir dilencinin avucunda titreyen sadaka gibi;
Peşkeş çekilmiş duygularımın
lâl olmuş dilinden
geliyorsun.
Eşkâl verilmiş yarınlarımın ağlayan sahteliğinden,
alnımı dayadığım secdeden kaçan
bir iblis gibi
geliyorsun.
Yusuf’un yırtılan gömleğinden,
Kuyu başında bekleyen kardeş ihanetinden;
Dilinle zehir edip gözlerimi kör ettiğin yerden,
Sıratın altındaki ateşten
geliyorsun.
Bir dilencinin avucunda titreyen sadaka gibi
geliyorsun.
“Evliyayım” deyip şeytanla mest oluyorsun,
Araf’tan gelen bir melek gibi görünüyorsun.
Erenlerin hırkasını giymişsin üstüne,
İnsan maskesiyle
Kral gibi geliyorsun.
İçindeki palyaço, tahtını gölgeliyor.
Dön diyen Mevlânâyla ,
sen beni bir mi tutuyor musun?
Söz makamında bir taht kurmuşsun;
Dilin hükümdar,
Hakikat sürgünde.
Kula kulluk edip merkebe mektep diretiyorsun.
Gelme artık.
Dönen yok.
Sen de bunu biliyorsun.
Kayıt Tarihi : 21.05.2026 10:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!