Kurutmasın artık zaman bizi
İçi çekilmiş deniz kabukları gibi
Bir kıyıdan diğerine savurmasın
Zamanın kararlı
Yürek yaralayan izleri
Kazınmasın yazılarımıza
Yakalamaya çalışıyordum
Kızgın ve bir o kadarda keskin
Anılarla dolu olan zamanı
Küçük hesaplarımızla
Küçük anılarımızın olduğu
Büyükşehir’de
Biraz su istiyorum
İçim yanıyor
Gelmeyince damlalarım
Dudaklarım kuruyor
Akşam mı ben mi zehirim bilmiyorum
Sordum da söylemiyor
Bu suskun yüzüm
Neler anlatır siz göremezsiniz
Kırılmış bir kalbin ilacı
Yalnızlıktan başka bir şey değil ki
Yalnız kaldıkça büyür insan
Yalnız kaldıkça acılarına alışır
Suskunluk canımı sıkıyor
Herkes bir değişik iklim gibi
Ne yaptığı belli değil
Yıkanan coğrafya değil
Uzaklık öldürüyor insanı
Ay ışığı akşamlarında
Alnıma bir yıldız düştü
İçime de bir hüzün
Hüzün oldu yüzüm gönlüm
Çok sert bir iç hesaplaşması
Bildiğin gibi hiç değil
Sonum belli değildi
Üç adım ağlamaklı türkülerde
Kaybediyordum kendimi
Günah olmasa rakı içerdim ama
Şimdilik kokusu ile yetindim
Ne günahı vardı anasonun
Son yaprak dökülüyordu
Sonbaharın kollarında
Geride kalacak
Kuru bir hışırtı
Islak kaldırımlardan başka
Kayda değer hiçbir şey olmayacaktı
Hayattan kırpılan aylardı
Yıldız yapılan
Gözünü açınca
Sallayıp başını iki yana
Bir sürü soru sorardı
Sual yıldızı
Çoktan taşmış pınarlarında
Gözyaşları geldi mi durur mu sanki,
Küçücük bir dünya
Tut tutabilirsen avuçlarında,
Gün biter yeminlen
Gününü göremezsin yeminlen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!