Geç Kalan Kelimeler Şiiri - Sabri Servet ...

Sabri Servetoğlu
190

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Geç Kalan Kelimeler

akşamdı

beyoğlu'nun yorgun ışıkları
ıslak kaldırımlara düşüyordu

tramvay geçti

demirden bir hüzün bırakarak geçti

galata'nın taşları
günün son sigarasını içen ihtiyarlar gibi suskundu

deniz uzakta

karanlık bir rakı kadehinin dibinde unutulmuş
eski bir hatıraya benziyordu

seni gördüm

bir adamın omzuna yaslanmış yürüyordun

birden

içimde yıllardır sürgünde yaşayan bütün kuşlar
kanatlandı

göğsümde eski bir yangın
yeniden alev aldı

adamın yüzü

uzun kışlardan çıkmış şehirler gibiydi

soğuk

kederli

ve biraz da yenilmiş

insan bakınca

kapanmış sınır kapılarını
terk edilmiş evleri
sabaha kadar süren ayrılıkları hatırlıyordu

siz yürüyordunuz

ben kaldırımın öte yanında

bir ömür kadar uzakta

oysa aramızda
yalnızca birkaç adım vardı

işte o gece öğrendim

mesafeler metrelerle ölçülmezmiş

bazı ayrılıklar

bir bakış kadar kısa
bir ömür kadar uzun olurmuş

merak ettim

hangi rüzgâr götürdü seni benden

hangi aşk sana çok benziyordu

hangi fırtına

hangi yorgunluk

hangi yenilgi
seni benden çaldı

çünkü insan sevdiği kadını kaybedince

önce kaderden şüphe eder

sonra kendinden

elimde birkaç kırmızı gül vardı

çiçekçiler kapanıyordu

ağaçlar son yaprağını döküyordu

meyhanelerde ilk kadehler kalkıyordu

bir yerlerde bir keman ağlıyordu belki

bir yerlerde bir gemi düdüğü
geceyi ikiye bölüyordu

güller avuçlarımda eğildi

sanki senden önce anlamışlardı her şeyi

ve ben o an fark ettim

çiçekler de ölürmüş

en çok da beklerken

adını söylemek istedim

olmadı

sesim

Galata'nın taş duvarlarına çarpıp geri döndü

çünkü bazı kelimeler vardır

geç kalır

bazı insanlar vardır

erken gider

ve hayat

ikisini bir araya getirmeyi nedense hiç beceremez

gece büyüdü

deniz büyüdü

yalnızlık büyüdü

İstanbul büyüdü

bir vitrinin karanlık camında
kendi yüzümü gördüm

orada

gençliğim vardı

sana inandığım günler vardı

geleceğe yazılmış çocukça mektuplar vardı

ve yarım kalmış bütün baharlar

meğer

ağaçlardan önce
umutlar dökülürmüş

meğer

en erken sararan şey
insanın kalbiymiş

şimdi ben

Karaköy rıhtımında unutulmuş bir gemiyim

halatları çözülmüş

rotası silinmiş

kaptanı çoktan gitmiş

geceleri yalnızca paslanan demirlerini dinleyen

eski bir gemi

uzaktan ışıklar görünüyor hâlâ

gemiler geçiyor

şehir yaşıyor

sabaha kadar şarkılar söyleniyor

ama bazı limanlar vardır

bir kez terk edilir

bir daha hiçbir gemi dönmez

ve insan

beklemekten değil

dönecek sandığı şeyin
çoktan kaybolduğunu anladığı zaman

üşür

hem de bütün mevsimlerde

Sabri Servetoğlu
Kayıt Tarihi : 14.07.2026 11:20:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!