Furkan Enes Abça Şiirleri - Şair Furkan ...

Furkan Enes Abça

Herkes bir gün ölecek, her şey gibi mutlaka.
Hep gözyaşı dökecek, hem sâhi hemse şaka.
Kimi öldüm bilecek, soramadan ki neden?
Soran acı çekecek; lanet câni köhneden!

Devamını Oku
Furkan Enes Abça

Ey! Nebiler Şehri, Kudüs; kutsalımız.
Gerekse uğruna, dökülsün kanımız.
Her bir zerrene fedâ olsun başımız.
Yeter ki zâil olmasın hak dâvâmız.

Üstü başı yırtık, her yanı kir ve kan;

Devamını Oku
Furkan Enes Abça

Kimin elinde ipin, be hey hâin?
Ne yazar, görse kaderini kâhin?
Mal mı, mülk mü, makam mı ilâhin?
Kuklasısın ne olsa sahibinin!

İlk sahibine baktı, sonra bana.

Devamını Oku
Furkan Enes Abça

Kum taneleri gibi ağır ağır akıp geçer hep zaman,
Ummadığın bir anda, ummadığın taş gibi baş yaran.
Meğer eksilir heceler, birer birer satırlardan,
Sanki anlayacak, vakti çok değerli okuyan.
Anlasa ne yazar, yoktur hiç geriye kalan,
Aklında bile, hep en uç doruklarından.

Devamını Oku
Furkan Enes Abça

gelmeyen ilhâmın kurbânı olamam
sevmeyen bir kalbi yeşertmektir o.
herkes ister lâkîn kimse kavuşamaz.
kurutuverir gencecik bir fidanı
ya fazla vermiştir suyunu
ya da değiştirememiştir şu kahpe huyunu:

Devamını Oku
Furkan Enes Abça

Hey! Bana bak küskün çocuk.
Mâvi gözün, inci boncuk.

Her ne derdin varsa böyle,
Aslâ çekinmeden söyle.

Devamını Oku
Furkan Enes Abça

Lânet olsun!
Çölde yetişmeyen bütün okaliptuslara...
ve Kuytu bir vahada yaşayamayan foklara.

Lânet olsun!
İlâhî duygular beslediğim bütün kavimlere...

Devamını Oku
Furkan Enes Abça

Ey Hüdâ'nın yere göğe sığdıramadığı habibi!
Bekliyorum, nerdesin gönüllülerin "hakiki" tabibi?
Bakıyorum da yüzün düştü göremeyince teşbibi.
Zira sendin bu sahtekarlığın yegâne müsebbibi.

Devamını Oku
Furkan Enes Abça

Ne idiği belirsiz kavga, sözde münâzara.
"İndir o elini!" Gibi birkaç lüzûmsuz nâra.
Görsem bile, diyerek haykırmam: "Görüldü kara!".
Bastığınız yer, çorak olduğundan mütevellit.

Açılışı sandı, yalnız soyunmaktan ibâret;

Devamını Oku
Furkan Enes Abça

Ne kadar tuhâf mahlûkâtsınız siz?
Maymun dediniz atanıza dahî.
Hakkınız elbet, inkâr edemeyiz.
Âdem niçin cennetten düştü sahi!

Yemese elmayı, aç mı kalırdı?

Devamını Oku