Neden kâle alınmaz hiçbir sözüm benim.
Hâlimi anlatmak istesem dönmez dilim.
İstikâmetini kaybetmiş mültecîyim.
Bırakmayın elimi, istirhâm ederim.
Belki de canımdan bile çok sevip sayıp,
Hey hancı, nolur aç kapıyı.
İhtiyacım bu mu, panzehir?
Kim yıktı o malum yapıyı?
Göz yaşım kıpkızıl, kan zehir.
Bugünü sana ithaf ediyorum sevdiğim
Bugün seni sevdiğimi itiraf ediyorum
Kalbimin kırmadığın birkaç parçasını
Binbir meşakkatle toplayarak sana geliyorum
Yüksek makamına alır mısın beni sevdiğim
Arzuhalimi tasdik eder misin
Her insan gibi sağlıkla yaşamak isterdim...
mi? Sanmıyorum! Peki tanrılar beni dinler mi?
Evet, öyle sanıyorum. Pek ömrüm kalmamış...
Yaşadığımdan biraz daha fazla,
Yaşamadıklarımdan biraz daha az.
Bir karanfildim, dalında koparılmayı bekleyen.
Cılız ve güçsüz, solup da unutulmayı dileyen.
Gayet vahimdi ahvalim, yoktu hiç beni dinleyen.
Mecalsiz bir karanfildim, gözyaşlarımı gizleyen.
Herkesin derdine merhem olan ben
Kendi kendime nâmahremdim herhâl
İçimden kan ağlayıp dışarıya gülerken
Gaddar bir intihârı arzuluyordum derhâl
Bugün bir karınca yuvası bozdum.
Ezildim, büküldüm, un ufak oldum.
Özüme dönmek istedim, toprağa.
Yalan dünyadaki gerçek uçmağa.
Dostuyum diye geçinenlerin dahî şiirlerini okumadığı bir şâirin kaybolmuş hâtıra defterini buldunuz, tebrikler..
O defterden bir alıntı:
"Hiç alınır mıyım?
Veyâ küser miyim, darılır mıyım?
Elem ile dolu bir hayat insanı heder eder.
Dolu bir hayat arzularken mahveder bizi kader.
İnsanı mahveder gönlündeki dert cidden kederse.
Heder eder bizi kader, kederse daha da beter.
Sigaramın son soluğu, ellerim titriyor.
Bacaklarım birbirine vururken,
İki büklüm oluyorum kaygılarımla.
Beynim iflâsın eşiğinde.
Tanrı katında bir seminerdeyiz.
Kendi kendine konuşuyor bir adam.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!