Asla olmamam gereken birine,
Ah! Âşığım işte, peki ya neden?
Gökyüzüne benzeyen gözlerine,
Nasıl vuruldum son bir kez görmeden?
El ele yürüdüğümüz yollarda,
Doktor bey, nedir derdimin devâsı?
Nerden bulaştı bu Tanrı belâsı?
Benim değilse ya kimin hatâsı?
Kimin yüzünden böyle bîçâreyim?
Fark ettim, yazmana gerek yok rapor.
Hâtıraları güzel yapan hatâlarımız mıdır?
İnsan bir ömür n'için yalnız kalır?
Gerçek vefâ en sevdiklerimizden korkmak mıdır?
Cefâ çekmeyenler bu hayatta n'için iltifât alır?
Hâtıralarımızın hatrına hatâlarımızı hatırlamak mecbûriyetindeyiz.
Bir kardelenim ben.
Tüm dünyâyı âdetâ bembeyaz bir gelinliğe bürüyen karları, sükûnetle delen bir kardelen.
Siz sıcacık sobanın başında uyurken tir tir titreyerek üşüyen bir kardelen.
Bir kibritlik sigarayım avuçlarında,
Yakıyorsun beni — ve seyrediyorsun.
Ne tenim deyebiliyor tenine,
Ne dudakların ıslatıyor bedenimi.
Bir gri dumanım, kül oluyorum;
Mâziye duyulan derin hasret:
Kimi vakit iflâhı bulunmaz bir kasvet,
Kimi vakit pişmânlıklara sövdüren bir nefret.
Bu öyle bir hiss-i a'zam ki
İnsanı; kendi deminde kavurur yakar,
Yaratılmışız topraktan, bu mükemmel görüntü, Şaşmaya yetmez mi, her şeyi kusursuz örüntü.
Hepimiz dostuz, niçin bitmez bu kavga gürültü?
Şaşarım ben de bu hâle, tıpkı her beşer gibi.
Ölene değil kalanlara oldu herkes nâlân.
Zaten öyle ki yalnız geri kalanlar garibân.
Kaç hafta geçti uğursuzca geleli,
Saysam fazla gelir yazdığım şiirler.
Seni ilk ândan itibâren göreli,
Övdüm, duymayan kalmamıştı kimseler.
Bu yoldur, inan sensiz olmaz.
Bu dâvâ aslâ yarım kalmaz.
Bu garib gönlüm bana uymaz.
Bu yalan mum yatsıya yanmaz.
Bu ömür sensiz bir son bulmaz.
Bu fakire kimse hâl sormaz.
Bu gece
Kuru safsatalatınıza dahî muhtâcım
Gururumla dirileceğim çünkü küllerimden
"Bu, şu, o" diyeceğim, işte bunlar benim tâcım
Sonra beni yargılayabilirsiniz
Alabilirsiniz ruhumu tenimden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!