Nereye göç edersin yüreğim
kimden kimedir bu gidişin?
Gözden düşen yaş gibi
Sen de yetimsin kimsesizsin?
Dur durduğun yerde yüreğim
Gecenin penceresinden
kuytumuza ayna tutardı ay.
Kirazlar ağacımıza,
rüzgar tenimize kızardı...
Güdülerin içtenliğinden
Haklıyken haksız oldum
kalemimi kırdılar.
Haksızken yalaka oldum
kalem hediye ettiler.
Devran böyle
Gözlerim senden başkasına ama
Sen gözlerine inanamıyorsun ama
Kalbim emrindeki bir yanaşma
İncilerin dökülür sakın yanaşma.
Duyma, görme, kabul etme
Gülümseyen fotoğraflarının
Küllerini savurdum.
Yeni aşklar
Ve yeni yakacaklar buldum.
Kum saatinde insanlar,
zamandan düşen taneler...
Günü bilmeden,
aya ayıkmadan,
yılda yıllanmadan,
Sende geçerli
ayrılığın kanunu.
Beni bağlamaz
gidenlerin sorunu.
Bende kederli
Ben konuşmasam da
harbim anlaşılır gözlerimden,
sen bakma benim kayıplarıma,
ateşkes ol tüm savaşlarıma...
Sen bir harp meydanı,
Söndü lambanın cevheri,
Sürüldü Alaaddin'in cini...
İğnenin ucundaki zehiri
Üfledim de daldım uykuya.
Sündü peynirin lezzeti,
Ekmek kırıntılarını süpürürdü
mahallenin delisi.
"Eskiden çok zengindi,
falan filan" hikayesi.
Şimdi görsen;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!