Ben konuşmasam da
harbim anlaşılır gözlerimden,
sen bakma benim kayıplarıma,
ateşkes ol tüm savaşlarıma...
Sen bir harp meydanı,
Söndü lambanın cevheri,
Sürüldü Alaaddin'in cini...
İğnenin ucundaki zehiri
Üfledim de daldım uykuya.
Sündü konuğun hikmeti,
Ekmek kırıntılarını süpürürdü
mahallenin delisi.
"Eskiden çok zengindi,
falan filan" hikayesi.
Şimdi görsen;
Herkes yolun ortasından yürürken
sen bastın diye kaldırımlara,
kenarlardan çiçekler fışkırır.
Kimse kullanmasa da köprüleri
sen adım attığında
Sana vurulmuşum
düşmüşüm ellerine,
gönüllü olmuşum
senin esaretine...
Kurulmuş saatlerim
Ceylan karnını doyururken
aslana da yemek hazırlıyordu...
Belimin altında
Kordan bir hasır,
Ayağımın altında
Mızraktan bir nasır;
Ölüp de cehennemi
Bir gün daha geçiyor
geçmez desem de.
Mevsimler yerinde durmuyor
durur desem de.
Derdim dermanıma,
Sesin güneş açmış
konuşursun içim ısınır.
Kokunda hayat varmış
koklarım nefesim açılır.
Gözüne nur yağmış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!