Bastığım her taş, neden bana ait değilmiş gibi?
Ruhum uçarken, kim bağladı ayak bileklerimi?
Gökyüzü çağırıyor beni renk renk ihtimallerle;
Bir ben miyim, yürüdükçe eksiltilen kendine?
HAFIZASI
Gölgelerin hafızası saklar sesleri;
Bir gülüş, bir öğüt, eski nefesleri.
Derin anılara taşınan o an belleği,
Yüreğimde taşırım, unutulmaz hiçbiri.
Dizlerinde morluk, taşlar cebinde,
Çiçek taşıyor ama kalbinin üstünde.
Sesi hafif, kadifemsi, tınısı rüzgar gibi,
Dünya durup durup onu dinliyor sanki.
HALKA
Döndüm aynı yerden,
Bir özlem, bir sözden.
Kalbim halka halka,
Geldik artık sona.
Haydi tempo! Sesi aç, bas artık az.
Kalbim mikrofon, dünya dinlesin biraz.
Ruhumun telleri titresin odada;
Bir ses buldum, yankım kaldı orada.
Geceden sabaha bir ışık çaksın.
DİLEKTE
Vardı yüreğimde kocaman sandık,
Anahtarı kayıp, onun kilidi ise kırık.
Kalbim tren garıydı benim sanki,
Bekledim geleni, uğurladım gideni.
Gölge yazıldı gölgem dün;
Taşla konuştu solgun gün.
Bir ağaçtım köksüz yerde,
Yapraklarım düştü geriye.
Aynalarda var solgun izler;
Sesimin sustuğu yerde başlar kelâm,
Toz olur zaman, benden gelsin selam.
Görünmez bir kapı açılır sükûtta,
Adımı unuturum, kim olduğumu da.
Sessiz bir dilde kendi iç sesimle.
Her duvar, her köşe, her bir eşya,
Benimle konuşur duyarım onları.
Ağzında saklı huzurun tüm tadı.
İÇİN
Ben sana bir anda aşık olmadım;
Önce köşelerine; kendimi çarptım.
Düşmedim, tökezledim yol sandım;
Seni her an el yordamıyla aradım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!