Bu benim toprağım, VATAN'dır adı,
Geçmez boğazından kimsenin,
Kan kokar tadı,
Kem gözle baksa bile, Namertlerin evlâdı,
Nazarı dâhi değemez, yurduma benim,
Vefa'yı, Haliç'in yamaçlarında
Bir mahalle zanneden,
Hayırsız sevgilim,
Biliyorum merak etmiyorsun,
Aramıyor, sormuyorsun beni,
Belki aklına dahi gelmiyorumdur,
YABANCI
Fevzi Emir Yılmaz
Bu şen şakrak gönlümün şu tenhada işi ne,
Sen düşürdün sînemî bu hicran ateşine.
YAKARIŞ
Fevzi Emir Yılmaz
Uzatıp semâya doğru bîçâre ellerimi,
Bülbül eyledim Mevlâ’ya, lâl olmuş dillerimi.
YALAN SEVGİLER
Fevzi Emir Yılmaz
Değişti sevgiler, değişti aşklar,
Biri tükenmeden öteki başlar,
Gözler kan çanağı, gönülde yaşlar,
Şakayık Aralığından denize doğru bakınca,
Kum beji renginde üç katlı bir yalı görünür,
Sarıyer’in eteğinde, denize nazır...
Ve içinde bir kız:
Tatlı mı tatlı, güzelliği kendine münhasır.
Yalnızlık
Fevzi Emir Yılmaz
Yalnız geldim ben dünyaya,
Yoktu eşim, dostum, arkadaşım.
Yalnız yürüdüm her yolu,
YALNIZLAR MEZARLIĞI
Fevzi Emir Yılmaz
"Sar," diyordu yüreğimi uzakta bir yâr,
Geçerken sevda mevsimi, şakakta aklar...
Aşk, "yalan," diyor artık dudaklar;
Hüzün, bizim bir parçamızdır aslında,
Hayatımıza sonradan girmez,
İlk günden beri, tüm gücümüzle,
Gözünü kulağını kapatmaya
Çalışırız sadece hüznün,
Oysa o,
YANINDA ÖLMEK İSTERDİM
Bir çocuğun sevildiği gibi
Hırpalana hırpalana sevilmek,
Bir çocuğun sevdiği gibi
Masmavi tospembe sevmek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!