Bir yerim olsun istiyorum sana ait bir mavide
Akrebin yelkovanı kovalamadığı
Hayâlimin gerçeğe değdiği ânı özellikle.
Bir ürperti var içimde
Yürüyormuş gibi zemheride
Suya yandım seninle yandığım gibi
Uykularım bölündü bir derviş gibi
Yaşadıklarımız sanki rüya gibi
Ayrılmayalım biz cennetteki gibi
Yorgunluk nedir bilmedim seninleyken
Yanımda yoksun sevgilim, uzağım şimdi cennetime.
Ellerin ellerime değdi, dudaklarım tenine; yandım ateşinle.
Sevgilim, bil ki kimse dokunmadı sen gibi ne tenime ne elime.
Nicedir aradığım aşksın sen, düştüm izlerinin peşine.
Sende yok olmak, erimek isterim;
masamda bereket, evimde şenlik oldun, yaşarım sâyende.
Güneşten korunmak için midir
yoksa
ıslanmamak için midir yağmurdan,
şemsiye?
Ne bir gün ışığı var üstümde,
Yazdım seni şiir diye kalemimden kâğıda,
dilden dile dolaşan bir şaheser olsun diye.
Gözlerini çizdim tuvalime,
paha biçilmez bir tablo olsun diye.
Bedenini yonttum taştan, heykeltıraş gibi,
yokluğunda ona bakıp özlem gidereyim diye.
Seni düşünmek:
Bebeğin annesini ilk defa emmesi gibi
—Mutluluk—
Atların bozkırda koşması gibi
Cebimde param varsın olmasın;
Sigaram varsın olmasın!
Bunları artık dert etmiyorum.
Var sadece bir derdim:
“sensizim”
Senden gayrısını görmez yaşlı gözlerim.
Her günüm farklı geçiyor seninle.
Bazı an sana yazdıklarıma kızıyorum
Bazı an aşkından yanıp tutuşuyorum
Bazı an oluyor sadece seni düşünüyorum
Sensizlikle sen arasında kalıp
sensizliğe alışıyorum
Gecenin sensizlik saatleri…
Ruhumun bedenimi terk ettiği,
kanımın damarlarımdan çekildiği,
kalbimin ritmini kaybettiği;
ellerim başımda, bir sokak çocuğu gibi
Gökkubbe şahit içimdeki fırtınaya.
Kaç asır oldu, bu kaçıncı perde?..
Bekler dururum güzelliğine
hasretle kavuşmanın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!