Doldurdu damlası gönül içini,
Deryasına dalsam kim ne diyecek
Hayat budur işte, sorma niçini,
Aşka karşı gelsem kim ne diyecek.
Gül ile sallanır sevdanın dalı,
Ne haldesin diye haber sorarsın,
Bulutlar altında dağa benzerim.
Ben evlendim artık unut diyorsun,
Daha ayaktayım sağa benzerim.
Pencere önünde görürdüm seni,
Dostlara harcadım kese delindi,
Varlığımı kimse takmıyor artık.
Yaş kemale erdi sona varıldı,
Cazibem gönüller yakmıyor artık.
Sırra kadem bastı yanıp tutuşan,
Çekildi gözlere perde,
Haksızlık var orta yerde,
Belki bilinir ilerde,
Gitmiyor hoşuma benim.
Toplum alıyor narkozu,
Ömrümün baharında,
Güller açtı bağımda.
Gönül seline düştüm,
Kevser’in ırmağında.
Yeni yetme birine,
Bilmesem Bir Türlü Bilsem Bir Türlü
Gönül tarlasına sevgi tohumu,
Ekmesem bir türlü eksem bir türlü?
Vuslat dünyasında hasret korunu,
Bilmesem bir türlü bilsem bir türlü?
Çüş De de gitsin
Selamı maddiyat aracı gören,
Adamdan sayılmaz çüş de de gitsin
Dostluk kurmak varken dostunu yeren,
Dünyanın Sefası Yâr imiş Meğer
Yıllardır hasretim bir sıcak tene,
Sarmadan yaşamak zor imiş meğer.
Gönül depreşmeye başladı yine,
Zamanında gözü kör imiş meğer.
Gel yanıma geri durma,
Gayrısında hayal kurma.
Nazlanıp da beni yorma,
Gönlümdedir yerin güzel.
Seven gönül demez yalan,
Gel demek faydasız kırıldım artık,
Özümü ateşe yaktığın için.
Senin ettiğine yeter mi mantık?
Sorgusuz gönlüme aktığın için.
Sen dalda gül idin bende kelebek,




-
Hasan Muslu
-
Mehmet Çoban
-
İbrahim Kavas
Tüm YorumlarTEBRİKLER ÜSTADIM
Kör gözler, sağır kulaklar olduktan sonra, üstüne de yaltaçlığı ve yardakçılığı ekledikten sonra, kimler alim olmaz ki?
Değerli çalışmanızı kutlarım.
Güzel şiirinizi beğenerek okudum.Yüreğinize sağlık.