Leyla etti beni candan ,
Anlamaz kimse beni etsem de arz-ı endam .
Bukle bukle saçlarına verdim bin cihan,
çık içimden Leyla ! daha fazlasını yapamam !
Kilitli kapısından
Dalgın dalgın yürüdüğü sokaklarda
Gelmez hatırına ,
san'at lağımından, çöplükler
Seine nehrine akmakta.
Ağarmadan tan
koyarlardı cebime leblebi,
Sarıkız buzağılamadan
Çekerdi leb lebi
Ne zaman kurusa dudaklarım
Atlarım onun kucağına,
En nihayetinde sudur bu
Bir derde değil
Bin derde deva.
Çiçek koydu virgülü
Arı aldı poleni kovana yürüdü,
Attı eşikten adımını,,
Vardı huzuruna kraliçenin,
Kraliçenin yüzü güldü.
Ah biz şairler
Bakarız dünyaya hep üstten ,
Öğrenemedik gitti
Sevmeyi en dipten.
Günlerim geçer bir kovukta ;
Gider dostlar gelir dostlar
zaman meftumunun peşisıra.
Muhabbetim boldur okulda,işte,sokakta...
Tıraşımı olmuşum,üstümde keten giysiler,
özgürlüğüm elimde,
İndi sürgüler,kilitlendi kapım
şimdi kendimle baş başayım
yorulmuş beden,şarkısını söyler ayrılığın
Hüküm giymişiz yola çıkacağız yarın.
Bir çiçek kadar narin
Su kadar gergin
Akdeniz kadar derin
Karadeniz kadar hırçınım
Biraz da
Ayyaş denizci
Sürüklerken rüyasında gemiyi,
Yiyiyordu “ kurtların ” bıraktığı leşi
Dünden kalmış izci




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!