Gözlerine baktığım ilk anda
mutluluğun nasıl bir renk olduğunu öğrendim.
Kokunu içime çektiğim o ilk nefeste
yaşamanın yalnızca nefes almak olmadığını anladım.
Ellerin ellerime değdiğinde ise
kendime vardım;
sanki yıllardır aradığım yol
avuçlarının sıcaklığında son buldu.
Ey yar…
Badem bakışlı sevgili,
baharın ilk sabahı gibi girdin ömrüme.
Toprağın sessizce uyandığı,
çiçeklerin tomurcuklarını usulca açtığı vakitlerde
adını öğrendi kalbim.
Ruhumun en saklı köşesinde
sana ayrılmış bir yer varmış meğer.
Badem gözlerine her baktığımda
sevilmenin en duru hâlini gördüm.
Portakal çiçeğini andıran o ince, o zarif kokunda
kaybettim sandığım kendimi,
yeniden buldum.
Ey yar…
Bir bakışınla içime bahar düşüren,
bir gülüşünle bütün karanlığımı aydınlatan…
İlk cemrenin toprağa düşüşü gibi düştün ömrüme;
sessiz, derinden ve umutla…
Nevruz gibi geldin;
kurumuş dalları yeşerten,
üşümüş yüreğime renk veren.
Her dokunuşunda
beni bana anlattın.
Sevmenin, güvenmenin, ait olmanın anlamını
teninin sıcaklığında öğrendim.
Ey yar…
Şimdi ne zaman
çiçekler açsa,
rüzgâr portakal çiçeklerinin kokusunu taşısa,
gökyüzü baharın ilk mavisine bürünse,
bilirim ki sen geçiyorsundur içimden.
Çünkü sen,
yeniden doğduğum mevsimsin.
Ve ben,
her baharda sana yeniden âşık olan
aynı yüreğim.
Kayıt Tarihi : 7.07.2026 10:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!