Ben sevmişim dağların yüceliğince
Bu sevginin heybeti
Korkutmuyor beni
İster ol şelale
İster gök yüzünde bir zerre
Ruhumun derinliklerinde
Serçe kuşu,kınalım
Yar dediğin yar gibi olmalı
Ana gibi koymalı gönle
Hiç çıkarmamacasına
Yar dediğin ırgat gibi olmalı
Seni,goncalarda görmek çözüm değil
Sonbaharı yaşatır her bir anı
Her gece açar üzerimde sonsuzluk yıldızı
Sabahların gelişi istenmede yaşatır seni
Bitmeyen kalmadı,
Armudun değerini bilseydi ayılar
Geleceği düşünse
Hiç kırar mıydı dallarını
Bir meyve için yılların sancısıyla çıkan filize kıyar mıydı
Keçilere ne demeli
Körpe filiz yeme uğruna
Soğuk bir rüzgardı seni bana getiren
Ateşi küllenmeye başlamış şömineydim
Açtın ellerini ısıttın önce
Sonra yavaş yavaş bedenin ısındı
Üşümüştün ve soğuktan uzak olmak istemiştin.
Vakit öyle bir vakit ki
Çay gibi demini almış
Kervan gibi yükü sarılmış
Havadaki bulut gibi nemi dolu
Uyku barınmaz olmuş gözlerde
Yaşanmak istenmese de
Kabus olur geceler,gözler kapanmaz sensiz
Günün ardında pusuya yatmış
Beni bekler kabus geceler
Solmuş sonbahar yaprakları gibi
İğde dalında sararmış umutlarım
Suskun kalan dudaklarımda bir dirhem nem olsaydın eğer
Söylenecek bir sözcük için can olurdun
Yaşamak adına kapanan kirpiklerimin
Açıldığında göreceği yüz sen olurdun
Gök yüzü kadar yüksek, en derin kadar diplerde de olsa da aşk
Gözümüz burnumuzun dibinde
Dudağımız hemen alt eteğinde
Çenemiz bir parmak aralığı bitişikte
Yanağına iğne batmış insan ol etkilenme
Ruhumuz bedenin her bir zerresinde
Ayrılık bana sitem bana
Hasretlik bana kahır bana
Çile bana sevda bana
Gönül yarası bu, aşk bana
Korkular sarmış benliğimi
Kaçmak bana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!