Bozuk plak gibi dönüp duruyor dünya
Dünden bu günün hiç farkı yok
Sen olmayınca dünyanın tadı yok
Geceler mekan olsa da
Hasretliğin ilacı yine yok
Kapılar kapattım dünyama
Olsaydım, olsaydım
Viran kalmadan seninle olsaydım
Dağları terk etti karlar
Seninle akıp giden su olsaydım
Mevsimlerden bahar
Kuşlar yuva yapma telaşında
Alıp başını gidiyormuşsun
Gitmek en kolayı değil aslında
Giderken bıraktıkların kadar
Yanında götürdüklerinde seni yargılar
Huzur ararken huzursuzluğa koşarsın
Senin gibi mi?
Paranın esiri zavallı kölemi
Biraz sevgi gösterisi
Biraz da gezmelerde satıyorsun olmayan sevgini
Sonrada hiç bir şey olmamış gibi çekiliyorsun köşene
Hiç yaşanmamış yaşamamış gibi
Sığmıyorsun bu gönle
Yer gök bir oldu
Seni zikrediyor
Ayrılık keskin çığlık bir tanem
Hasret keskin bir bıçak
Yazmayı çare edinsem de nafile
Akan kan geri gelmez
Çıkan can da öyle
Kırılan gönül tamir olur mu sence
Parçalanan umutlar gelir mi geriye
Aynı sıcaklık olur mu tenimde
Annenin doğum sancısı gibi
Toprağın bağrından
Utangaç ve bütün masumiyetiyle
Çıkıveren bir çiçek olmak
O kadar acı ve uğraşa değecek
Bomboş gelen dünyada bir ömür bulmak
Son dakika son saniyemdir sana veda edişim
İçine kurt düşmüş ağaç şimdi bedenim
Gençliğime veda etmiş gün gün eririm
Son sevdamdın, giderim ayrılık sebebim
Sözlerin bittiği noktada, sükunette beklemekteyim
Anlam veremediğim manaların isyanında sessizlikte
Güneşli havada aniden yağan yağmurun kaçışında yaşananlar
Ortalıkta kalakalmış, şaşkınlıkla durgunluktayım.
İnançlarımın yön verdiği davranışlarımın alışkanlığı
Doğmamış çocuklarıma bir Güneş yok
Ufuktaki yıldız düşmüş al kanına
Bir şimşek gibi alıp gitmiş ölüm
Bozkırımdaki kurt ulumasını
Çakalların çemkirmesi keser olmuş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!