Sevmenin bedeli feda etmek mi seni
Kır kokan fidandın sen karanlık odamda
Gönül yağmurlarımdı gözümden akan yaşlar
Dermansız derdime acı ilacımdın benim
Rüzgar oldun bense güzde yere düşmüş yaprak
Sürüklemeye kıyamadın solmuş bedenimi
Bir Güneş doğar Tirilye üzerine
Altın sarısı ışık kaplar denizin üzerini
Kordonda birkaç sabah yürüyüşü yapan insan
Sabahın sessizliği ve senin varlığın sarar benliği
Eski bir iskeledir ruhumu saran
Anlamsız belki
Zaman alıp götüremedi seni benden
sen gitmiş olsan da,
Bıraktığın gibi hala aynı yerde aynı noktadayım aslında
Hiç yaşamamış gibi davanmış olmam
Boşluğa düştüğüm anımdı
Yalnızlığın korkusunda
Soğuk terler atıyordum
Düştüğüm boşlukta bir sevgi ışığıydı aradığım
İstemiyordum Güneşten merhamet
Karanlığın sessizliğinde kaderime razıydım
Son olsun sana akan kanım
Sömürüye verdiğim kuruş
Toprağımdan giden tarih
Son olsun
Son olsun ayrılıkların acısı
Yorgunluk bedende değil
Seni taşıyan yürekte
Umudun bittiği yer olsa gerek
Yaşamanın ifadesini anladığım yer
Çıkmaz sokaklarda gezerim
Karanlıklar içerisinde
Ocak ayı gelince
Doyum olmaz sevince
Çünkü yeni yıl gelir
Herkes güler eğlenir
Bütün eş,dost,akraba
Hep aynı şeyleri yapmaktan yoruldum
Aynı yüzler, aynı duygular, aynı şehrin
Havasını teneffüs etmekten yoruldum
Birde sensizlik olunca kederlenmekten de yoruldum
Bahar yaprak verdi,çiçek verdi,meyve verdi
Sonsuz olan ne var ki şu dünyada
Kısacık ömürde ne yaşansın
Bitmez denen nice kaynak bitmişken
İçimdeki sevgi nasıl tükenmesin
Okunan ezanı dinlerim
Oda çeker beni rabbime
Güneşin doğuşunu seyrettim senin için
Elimde fotoğrafın
Şafağın sökülüşü senin dünyama girişini andırdı
Gözlerim doldu hıçkırarak ağladım beni affet
Bakamadım bir daha
Dünyamı aydınlatışını tekrar yaşamaya cesaret bulamadım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!