Baktığım iki göz,senin gözlerin
Okurum içindeki pırıltıları
Yüreğinin satırlarını okudukça
Kalbime ismin yazılır
Ne uykum gelir nede bıkarım
Ağlarım doyasıya
Yasemine hayat verecekse
Bir yağmur damlası olsun sevdam
Seni yaşatacaksa
Akıp gitsin bir anda bitsin ömrüm
Bir daha buhar olmasın çıkmasın göklere
Yağan yağmur almadı seni benden
sen gitmek istedin
baharda açmıştın gönül bahçemde
güz mevsiminde solup gittin
şimdi bir yıl daha geçti ömürden
bir adım daha attık hayata dair
Yeni bir akşam bu akşam
Umutların yeşerdiği bir akşam
Seni doyasıya düşleyeceğim yeni bir akşam
Eskilerinden farklı yeni bir akşam.
Farklı benim için çünkü bir yaş daha yaşlanacağım
Bir umut süresiyle yine vedalaşacağım
Gül bahçesinde sevmedim ben yarimi
Dikenli yollarda da yürümedim
Aşk şarabı da içmedim bile bile
Sevdim hiç sebepsiz,içimden gelircesine
Dağlar aşmadım ulaşmak için
Yollar aşındırmadım
Yaş kemale ermede
Alında çizgiler
Yorgun gözleri işaret edercesine
Kırışmış şakaklar
Günün sonu görünüyor
Mevsim hazan
Boşluğunda bir yaprak oldum
Rüzgarın savurur bir oyana bir bu yana
Yolunu bekleyen yolcuyum
Kaderimin yolu götürür uzak diyarlara
Tespih tanesi gibi dökülür saatler
Senin yandığın yerde ben kül olurum
Dağları yıksalar üzerime
Engel koysalar bütün yollara
Ben seni bulur yine alırım
Saklı neyimiz var fani dünyada
Üzdüğüm yarim,sana ettiğim cefa
Yüreğinde hiç yere açtığım yara
Pişmanlıklarla geçirdiğim zamanına
Kurban olsam yoluna, değer mi
Kırılan kalbin nasıl onarılırsa
Dinlenmeye muhtaç gözlerim
Zihnim düşüncelere gark olmuş
Uykular fayda etmez bu bedene
Ruhum varlığına muhtaç bugün
Ne sofi olabildim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!