Ayrılık denen şeyi, bırak hiç dillendirme
Belli olmaz bu kader, duyar gerçek zanneder…
Üzme beni ne olur, kalbîmi gücendirme,
Ömrümüz zehir olur, acı bir rüzgâr eser
Sevip, sevilmek varken, neden ayrılık olsun?
Hey gidi ömür
Cebimdeki bir sigara tanesi gibisin.
Doğduğum zaman ateşlenmişsin
Bir iki soluk almadan
Baktım ki küllenmişsin...
Sevda yükü ağır olur,
Taşıyamaz her bir yürek.
Belki de hiç kavuşulmaz
Ömür geçer özleyerek.
Gül dökersin yollarına.
Menekşenin çiçeği, pembe açıyor pembe,
Çok naz ettin güzelim, aklım kalıyor sende.
Gün geçince soluyor, kalmaz güzellik tende,
Ömür geçiyor işte, her şey güzel vaktinde…
Gel artık kavil kılak, bu nazı artık bırak,
Yeni bir aşk için hazır değilim,
Şu gönlümü yaktı vefasız zalim,
Bense onu ne çok, ne çok sevmiştim,
Ömürümden çok şey çaldı o zalim
Korkuyorum artık gönül vermeye,
Beraber yaşanılan, o güzel günlerimiz,
Ne kadar özlesek de, hepsi mazi oldular.
Mümkün değil yeniden, o günlere dönmemiz,
Onlar yıllar öncesi, birer anı kaldılar…
Tertemiz duygularla, yaşanan bir aşk vardı,
Tezden gelirim deyip, buralardan giderken,
Onulmaz acı kattın, şu üç günlük ömrüme.
O günleri düşleyip, seni hayâl ederken,
Buruk bir hüzün çöker, yaralanmış gönlüme.
Senelerde geçiyor, naçar hâlde beklerken,
Onun ismi Bahar’dı.
Yeşil gözleri vardı.
O pembe yanakları,
Gamze güller açardı.
Güzellerden güzeldi,
Eğer bir gün gelir de ayrılırsak seninle,
Sakın küsme ne olur, yâdına düşür yine.
Muhabbet etmesek de, selâm ver gözlerinle,
Sakın küsme ne olur, koyma bir el yerine.
Zaman ilaç diyerek kandırmam hiç kendimi,
Sen nasıl bir hayatsın ki çektirirsin, öldürmezsin
Yüklediğin dertler ile gençliğimi bildirmezsin
Yıllar yılı ağlatırsın, bir kez olsun güldürmezsin
Sana benim gücüm yetmez, kaderimi yazan sensin.
Şu üç günlük bu dünyada, bırak bir kez yüzüm gülsün




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!