Ilgıt ılgıt eserken, hırçın meltem rüzgârı,
Beraber gezdiğimiz yine o sahildeyim
Âşk’ınla sarhoş ettin, geçmez gönül efkârı,
Yarım kalan sevdamdan vurgun yemiş hâldeyim
Bir yanım sende kaldı, aklım desem hep sende
O günler mazi oldu, unut artık diyorsun,
Kolay değil unutmak, bunu sen biliyorsun…
Maziyi andığında mum gibi eriyorsun,
Sanki kolaymış gibi, bana unut diyorsun…
Son nefesime kadar kâlbimde senin yerin,
Sanki yabancı gibi, uzaktan bakma bana,
Dayanmıyor bu kâlbim, senden ayrı kalmaya…
Hasret yaktı gönlümü, kül oldu yana yana,
Sebep neydi sevdiğim benden ayrı olmaya?
Bizi ölüm ayırır gerisi yalan derdin,
Sanma gelir geriye, gidenler dönmez tekrar,
Boşunadır gözyaşı, boşunadır figanlar…
Gözlerin her bir yerde, sadece onu arar,
Artık bir anı olur, onunla yaşananlar…
Mevsimler değişse de gelmez yaşanan bahar,
Ömrümün baharı hazan olmadan,
Aşkımın çiçeği henüz solmadan,
Hayatta verilen sürem dolmadan,
Neredeysen çık gel, bekletme beni.
Özlemle yolunu gözledim senin.
Ardından döktüğüm bunca gözyaşım,
Vefasız birine akmış meğerse
Geceler oldular gayri sırdaşım,
Mecnuna dönermiş, insan severse
Aşkın gözü kördür derlerdi bana,
Ömrümüzden çaldılar hep, acımasız geçen yıllar
O günlerden tek teselli kaldı bize hatıralar…
Beden yorgun, yüz sarardı, akla doldu sırma saçlar,
O günlerden tek teselli kaldı bize hatıralar…
Acı tatlı o anılar, artık mazide kaldılar,
Ayrılık denen şeyi, bırak hiç dillendirme
Belli olmaz bu kader, duyar gerçek zanneder…
Üzme beni ne olur, kalbîmi gücendirme,
Ömrümüz zehir olur, acı bir rüzgâr eser
Sevip, sevilmek varken, neden ayrılık olsun?
Hey gidi ömür
Cebimdeki bir sigara tanesi gibisin.
Doğduğum zaman ateşlenmişsin
Bir iki soluk almadan
Baktım ki küllenmişsin...
Sevda yükü ağır olur,
Taşıyamaz her bir yürek.
Belki de hiç kavuşulmaz
Ömür geçer özleyerek.
Gül dökersin yollarına.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!