Menekşenin çiçeği, pembe açıyor pembe,
Çok naz ettin güzelim, aklım kalıyor sende.
Gün geçince soluyor, kalmaz güzellik tende,
Ömür geçiyor işte, her şey güzel vaktinde…
Gel artık kavil kılak, bu nazı artık bırak,
Yeni bir aşk için hazır değilim,
Şu gönlümü yaktı vefasız zalim,
Bense onu ne çok, ne çok sevmiştim,
Ömürümden çok şey çaldı o zalim
Korkuyorum artık gönül vermeye,
Ölmek,bir nevi unutulmak demek,
Ayrılık ise,yaşadığını bile bile,sevdiğini ruhuna gömmek.
Mümkün değil sevgilim,
İsmini dudaklarımdan,hayâlini gözlerimden silmek...
Şimdi benden çok uzaklardasın ama,
Uzaklardan bakarsın, sanki bana el gibi,
Gözyaşlarım akıyor, gören diyor sel gibi
Çektirdiğin bu hasret acı bir bedel gibi
Ol derdimin ilacı, dinsin artık bu acı
Sevdanın ateşiyle, mum gibi eriyorum,
Neyleyim yanımda gülü,çiçeği,
Yârin yüzündeki bir gülüş yeter.
Düşünmek istemem onsuz bir şeyi,
Hasreti sineme köz gibi çöker.
Gönülden sevenler dağları deler.
NE ZAMAN DİNLESEM BU ŞARKIMIZI
Ne zaman dinlesem bu şarkımızı
Maziye dalarım seni ararım…
Sorarım kadere neden bu yazı…
Cevap vermez bana ona yanarım
Küllenmiş ateşi, yakmak mümkün mü?
Boşuna uğraşma, bir köz bile yok…
Yıkılmış umudu yapmak mümkün mü?
Sana söylenecek, bir söz bile çok…
O gün yalvarmıştım gel gitme diye,
O yeşil gözlerinde ben bir dünya kurmuştum
Bu umutsuz sevgiye, orda tutsak olmuştum.
Kavuştursun diyerek yalvarırken Tanrıya
Yarınları düşleyip, avunup da durmuştum
Hatıralar önümde, anılarsa dilimde
Dayanılmaz hüzün var hasret çeken gönlümde
Geçiyor bir film gibi yaşanmış o günlerim,
Sanki daha dün gibi gözlerimin önünde
Geçip giden o yıllar, neler neler çaldılar,
Öyle çabuk geçer ki uzun sandığın yıllar,
Ömür denilen ne ki, sayılı nefes kadar…
Bir rüyadan ibaret dünyada yaşananlar,
Ömür denilen ne ki, sayılı nefes kadar…
Bahar derken yaz gelir, yaz’ın ardın dan hazan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!