Bugün benim doğum günüm
Eylül’ün altısı,
Yani sonbahar...
Yani dökülmeye başlayan yapraklar,
Ve dörtnala akıp giden zaman...
Bugün canım sıkılıyor,
İçimde bir huzursuzluk var.
Bilmiyorum beklide sen yoksun diye.
Etrafta bir sürü tanıdık yüz dolaşıyor,
Ama hepsi yabancı.
Bugün canım sıkılıyor,
İçimde bir huzursuzluk var.
Bilmiyorum beklide sen yoksun diye,
Etrafta bir sürü tanıdık yüz dolaşıyor,
Ama hepsi yabancı.
Ne sokak lambasında eski ışık,
Ne de aynanda dünün bakışı.
Arasan da giden zamanı,
Tozlu raflarda bulamazsın.
Tarih burda başlıyor,şanına şan katıyor,
Neresidir demeyin, bir cihandır burası.
Osman bey,Orhan bey toprağında yatıyor,
Görmedim demeyin, yeşil BURSA burası.
Hanları,hamamları,camileri,köyleri,
Bursa’da bir gece,
Uludağ’ın ayazı,
Çöker şehrin üstüne.
Sessizlik ince bir örtü gibi,
Sokak aralarına siner.
Bursa uyanır güne yağmurla,
Uludağ sarılmış gri bulutlara.
Yeşile düşer damla damla bir nur,
Her sokak başında başlar bir huzur.
Tarihin taşında yankılanır ses,
Bu şehirde güneş,
Bir kez daha battı.
Gölgeler suskun,
Rüzgâr bile hatıralardan yana.
Bizde martılarla birlikte,
15 Temmuz bir gece vaktiydi,
Tankların üstüne çıktı milletim.
İnsanlar sokaklara aktılar birden,
Hainlere geçit yok,bu vatan bizim.
Başkan söyledi ki, sokaklara çıkın,
Çay nedir ki,
Bir dem, bir buhar,
Biraz sıcaklık belki…
Ama sen yoksan,
Bardağın kenarına,
Hüzün çöküyor sessizce.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!