Artık öğrendim ki,
Bir tek cam kırıklarıyla kanamazmış insanın teni..
Hayal kırıklıkları hergün kanatabilirmiş yüreğini..
Ezberledim merak etme anne,
Üç öğün yemek yemekle büyümezmiş insan;
Gözyaşı da içmeliymiş kimi zaman..
Biliyorum ki gideceksin,
Yollar seni çağırıyor.
Ben susmayı öğrenirim,
Bir sesini bırak bende.
Bir kuşun yüreğinde ne sığar,bilir misin?
Göğe uzanan suskun dualar,
Rüzgârın koynunda uyuyan özlemler,
Ve belki de en çok,
Bir leylak açımı kadardır,
Kaldığımız bu dünya.
Mor bir tebessüm gibi geçer,
En güzel rüyalarda.
Toprak uyanır önce,
Bir masala inandım.
Adını bile bilmediğim bir ülkenin,
Gizli bir köyünde,
Gökyüzüne mektup yazan,
Bir çocuğun hikayesiydi belki.
Bir güzel masum bakış,
Yüreklere düştü naz,
Sanki bahar çağırır,
Kirpiklerden ince yaz.
Bir tebessüm belirir,
Bir sabah açıldı pencere.
Gökyüzü taze,
Çiçekler,
Henüz uyanmış uykusundan.
Dalda pembe bir gül,
Bir ömrüm daha olsa,
Yine seni arardım.
Dağları aşar,yolları yarardım.
Adın bir ateş gibi düşerdi dilime,
Yanar, kül olur,
Yine seni sorardım.
Bir damla ışık düştü içime.
Gece sustu, kalbim konuştu.
Bir nefes aldım sonsuzluktan,
Sanki dünya yeniden doğdu.
Yol sessizdi, ben yürüdüm.
Bir şarkı yazdım senin için,
Duymazsan eksik kalacak dünya.
Sözlerinde sen vardın,
Sessizliğin içinden çıkan
Bir fısıltı gibi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!