Ben bu şehri sevdim dedim.
Benim olsun demedim ki.
Sevdim dedimse,
Akşam kızıllığını,
Akıp giden şu çayı,
Şu ormanı,şu denizi,şu dağı,
Ben kimim dersen,
Saklamam kendimi.
Sözüm neyse,
Yüreğim odur.
Kırılmam,
Bükülmem suskunlukta.
Ben köylüyüm.
Ben;
Tarihe kök salmış ataların,
Katıksız koluyum.
Ben çiftçiyim,
Ben sana sevmeyi nasıl öğreteyim?
Sen her bakışımda cevap arıyorsun,
Oysa ben,
Susarak anlatmayı öğrendim.
Bir gülüş bırakıyorum
Benim ne haddime sana kavuşmak,
Ben ancak şiirler yazarım sana.
Senin hayalinle yatıp geceleri,
Gördüğüm rüyamı anlatırım sana.
Seni bu dünyanın merkezi yapıp,
Aralanan penceremden,
Dünyaya bakıyorum.
Hayat akıyor yine,
Günler bir nehir gibi,
Sessizce geçiyor içimden.
Bilemedim;
İçimde bir soru kaldı.
Ne yüksek sesle sorulan,
Ne de cevabı beklenen.
Öylece duran.
Bir gün doğuyor yine,
İçinde ne saklıdır, bilinmez.
Belki hasret, belki özlem, belki de aşk.
Var o günün içinde,
Bilinmez.
Bırak artık üzülmeyi,
Kara kara düşünmeyi.
Kaldır kafanı bir aynaya bak,
Birde etrafına...
Sana acı veren ne varsa,
Sil gitsin.
Bir arzum var benim,
Öyle büyük değil belki,
Ama derin,ama gerçek.
Bir gün uyanmak istiyorum,
Kaygısız bir sabaha.
Kimsenin kırılmadığı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!