Bir gülüşün yeter,
Karanlık dağılır içimde.
Adını bilmeyen rüzgârlar bile,
Senin kokunu taşır.
Bir gülüşünün yankısı,
Diyemem ki sana sev beni,
Sevilecek yanım yok ki.
Ne dost oldum ne de aşık,
Adım,sanım kimsem yok ki..
Neden seveceksin ki beni,
Her adımım sıkar beni bu gece,
Bu boş sokakların öfkesi gibi.
Gözlerim yollara uzanıp gider,
Sokak lambasının gölgesi gibi.
Uzak dur benden ebedi,
Mas mavi deniz,
Uzanıyor önümde.
Sanki dünyada,
Her şey yolunda gibi.
Bir martı geçiyor,
Rüzgârla yarışta.
Rüzgâr esiyor,
Diliyle değil,
Yaprağıyla konuşuyor dünya.
Bir taş susarak öğretiyor sabrı,
Bir kuş kanadıyla çiziyor,
Özgürlüğü göğe.
Rüzgarın diliyle konuşur ağaçlar,
Toprak sessizce
Anlatır hikâyesini.
Bir kuş uçar içimde,
Her kanadında başka bir huzur.
Ben hiç gitmedim ki,
Uzat ellerini de uzatayım.
Karanlıktaki yalnızlığını bitireyim.
Bir asır uzakta sandığın ben,
Hep yanı başındayım..
Bir gün herkes gider.
Kalabalık çekilir,alkış diner,
Işıklar söner.
Ve sen kalırsın…
Kendinle,iç sesinle,gerçeğinle.
Her yıl bir adım,
Her adımda bir hikâye...
Rüzgâr fısıldar geçmişimden,
İnançla yoğrulmuş yıllara.
Dua yalnız dilimde değil,
Duru bir bakışı vardı,
Sözü söylemeden anlatan.
Bir yudum su gibi berrak,
Bir meltem gibi usuldan.
Gözlerinde saklıydı sükutun dili,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!