Herkes sana bakabilir.
Sokaktan geçen bir çocuk,
Bir anlığına takılıp kalan bir bakış,
Ya da kalabalıkta duran gözler…
Ama kaç kişi benim gibi sevebilir?
Hazar’dan gelen rüzgâr,
Yavaşça dokunuyor yüzüme.
Dalgalar,taş kıyılara,
Bir sır fısıldar gibi vuruyor.
Minareden yükselen ezan,
Bana bir aşk borçlusun,
Öyle büyük şeyler değil.
Mesela bir çay borcun var,
Geç kalınmış bir akşam üstüne.
Bir de…
Yıkılan hayalleri yanında götür,
Baharı sen al,kış bana kalsın.
Giderken son defa yaz iki satır,
Okudukça yakan kor bana kalsın.
Gidersen yıkılır sanma bu beden,
Başını koy göğsüme,
Dinle kalbiminin sesini.
Usulca öpsün,
Nefesim nefesini.
Dudağından öpeyim,
Bazen susmak gerekir,
Bir söz değil,
Bir duruş anlatır her şeyi.
Bir tebessüm kadar,
Değerli olabilir bir insan.
Ama herkes,
Bazı insanlar vardır,
Huzuru saklar gülüşünde.
Bir bahar sabahı gibi,
Dokunur yüreklere.
Bir bakışıyla diner fırtına,
Bir kelimesiyle,
Nasıl işledin yüreğime böyle,
Ateşler içinde bedenim bak.
Yine aynı nöbetleri geçiriyorum,
Sol yanım acıyor çok.
Geceler bile kâr etmiyor artık.
Kimi,kime şikayet edersin ey gönlüm.
Makamı belli,
Yazanı belli.
Vardır elbette bu karanlığın bir sonu,
Alanı belli,vereni belli..
Ben böyle havaları severim,
Yağmur yağar usul usul…
Toprak kokusu gelir burnuma,
İnsanın içi açılır birden.
Büyük laflara ne gerek var.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!