Gökyüzü sabahı,sessizce örerken
Bir kuş kondu çatlamış dala.
Rüzgâr,eski bir masal gibi,
Anlattı kendini yapraktan yaprağa
Göz göze geldim bir çiçekle,
Tut elimi,
Kaçalım bu şehrin gürültüsünden.
Bulutlara,
Kimsenin olmadığı yerlere.
Rüzgârda adını duyarım.
Bursa’dan esen rüzgârla başlar türküm,
Uludağ’ın eteğinde yeşerir özlemim.
Yeşilin bin tonunda saklı çocukluğum,
İpek yolunun gölgesinde düşlerim .
Bir selam gönderirim,
Bir sabah uyanmak gibi,
İçini ısıtan bir ışıkla.
Her şeyin düzeleceğine,
İnanmak gibi.
Kırılmış kalplerin ucunda,
Bir tek uykumda unuturum seni.
Onu bile doğru dürüst beceremiyorum.
Her gecenin yarısında,
Uykumdan uyanıyorum.
O uykulu halimle,
Unuttum demekle unutulmuyor.
Aklına bir sözü gelir, yanarsın.
Bir şiir, bir şarkı duyup,
Gönlüne acılar düşer, yanarsın.
Kolay unutulmuyor aşkın acısı,
Bugün yine yağmur yağıyor,
Ben de yağmuru izliyorum pencereden.
Yüreğimde hasretin,
Hayalimde sen.
Yağmur yağıyor sessiz sessiz,
Islanıyorum çaresiz.
Bir sevdadır uzaklar,
Özlemdir çoğu zaman.
Umuttur yüreklerde örülen,
Belki de hiç gelmeyecek olan,
Birini beklemektir…
Yürürüm oradan oraya,
Duygularım içimden geçer sessizce.
Bir şeyler var dilimin ucunda,
Söylesem kırılacak kelimelerim.
Dokunduğum her şey,
Ve bir gün…
Her şeyin yoluna girdiğini fark edeceksin,
Gökyüzü daha mavi,
Yüreğin daha hafif olacak.
Hiç unutma,
En uzun kışların bile,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!