Son defa baktım köy yoluna,
Toz kalkıyordu,serin bir rüzgâr.
Bir çocuk geçti elinde mavi top,
Bir kadın,
Su dolduruyordu çeşmeden.
Söyle,
Özledim de...
Sesin yok artık rüzgârda.
Adını andığım her yerde,
Sanki suskun bir,
Duvar var karşımda.
Söyleyin güneşe, bugün doğmasın,
Yaralı bir yürekte sabah olmaz.
Gözlerim beklerken o eski masum,
Bir tebessümle bile avunmaz.
Rüzgâr bile sessiz,yollar suskun,
Su gibisin,
Sessizce dokunursun yüreğime.
Bir damlan yeter,
Kurumuş toprak gibi,
Çekerim seni içime.
Gözlerimde donmuş bir çığlık,
Geceler boyu kıvranır içimde.
Sabah olmaz artık,
Çünkü güneşim,ışığım sende..
Dualarım yükselmez göğe,
Susma Kadın;
Susarsan,
Yankı olur zulüm.
Bir çığlık yeter,
Sarsmaya ölümü.
Yazık;
Susmayı öğrendi,
İçimdeki çocuk.
Hani eskiden koşup duran,
Her şeye gülen,
Her şeye inanan o küçük…
Sustum,
Kelimelere küstüm.
Bir suç gibi,
Döküldü gece üstüme.
Gözlerin uzak bir liman şimdi,
Ben hâlâ aynı rüzgârdayım.
Dilimde bin cümle vardı,
Hepsi dudaklarımda kırıldı.
Baktım,sustum;
Bilsen,susmak da,
Anlatmaktır bazen.
Tanımadığımsın,
Ama tanıdıksın.
Göz göze gelmedik hiç.
Ama bilirim,
Rüzgârı nasıl savurur saçlarını.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!