Deprem sessizliği zifirli
Sokağa fırlatır sarsıntılar
Şehri süpürürken fırtınalar
Yabancılar ,saldırır acılara
Havlatır köpekleri başka kapılarda..
Neye dokunduğumuzu,
neyle karşılaşacağımızı hiç düşünmeden
Bir gölge oyununda
yıllarımızı kaybetmiştik
Asimetrik sevdalar yaşanırken
Haczedilmiş bedenlerimizde
Bu dünyalar ayna misali
yabanız,yabancısıyız
Zamanı geriye akar
Sağ el sol ele akıl olur
Arkandakiler de hep karşında durur
Kalk gidelim durmayalım buralarda
Gittiğin günden beri
Şurama batan hasretin denizimde bir gemi
Arkadaşı, dostu, tanışı,
Ağaçları, kuşları, bu denizi,
bu şehri
Kendi kaderine terkettiğinde beri
Güçlü şimşekler çakıyordu hayallerine,
hayalleri yaralıydı ,
baba hasretiyle...
Babasız yuvaya ait değildi ruhu,
Bana sessizliğinle gel,
Dışarıdaki sesler çekildiğinde,
O en sıradan anlarınla
Ertelediğin düşüncelerle, bastırdığın duygularla,
Gece uyuyamazken
Hiçbir şey yapmadan ,öylece otururken
İhaneti hep biz tattık,
dilimizde hep öfkenin ve nefretin yükü kalmış
konuşamayan, söylemeyen, kekemeleşmiş dilimiz
görülenden, tanık olunandan geriye kalmış tek şeyini
sessizliğini de haykırır artık:
oyununuz iyi degil, pahalı oyuncaklarınız sadece israftan ibaret!
Açlığı acılardan büyük olanlar
Olan bitene, “bir şey olmaz” diyenler Hayatlardan akıp gidenlerin bıraktıklarında lodosçuluk yapanlar
Bir kargaşa çıkarması için öç tanrıçalarının yollarına düşenler
Hayalleri çalıp gereksiz hayal katliamına sebep olanlar
Nereden geldiği şüpheli, yıkıma uğramış ‘kaba düşkünler’in
yanında, bir baltaya sap olmak için gezen ayak takımları, şarlatanlar, bileyiciler, kalaycılar...
Ben de sevmezdim gözyaşlarını senin gözlerinden akışını görene kadar
Böyle mahzun böyle kederli de değildim hüzün rengi almış ellerini tutana kadar...
Ben de sevmezdim kırılmayı
Kendi kendini yemiş bitirmiş bir nehir gibi
Kalp kırıklarını görene kadar
Beni Sende Tutan
Varlık- yokluk boyutundaydı etkilerin...
Kuşku götürmüyordun
düşünüldüğünde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!