Oralar bizim oyun bahçemizdi
Oniki yaşındaydık hepimiz
Oralar bizim gibi, melek gibi temizdi
Oynarken, korkmuyorduk hiç birimiz
Okula der gibi söylerdik mezara gitiğimizi
Kar yağıyor mezarların üstüne,
İnceden, inceden ve serinceden,
Siliyor ait olan ne varsa düne,
Lakin bir şey kalmış karda önceden,
Ölümü hatırlatıyor, karanlıkta kar,
Işık hüzmesiyle, yağmur sesimle
Dönüp geleceğim seher vaktinde
Küheylanın sırtına binbir isimle
Binip geleceğim seher vaktinde
Boşalıp yer altından fay gibi
Zengin ve Yoksul
Ben çok zengin bir çocuktum
Dünyayı kuşatırdı hayallerim
Bazen kaf dağının tepesinden olurdum
Bütün teçhizatımı kullanan ellerim
Ruhumun dehlizlerinde yanan çerağı,
Sönmeye meyletti gel Ey sevgili!
Tırmandıkça büyüyen,aşılmaz dağı,
Ferhat kudretiyle del Ey sevgili!
Varsın ki! Çok şükür,ben hep beklerim,
Ne oldu? Bitti mi şerefin, şanın,
Hani nerde? Şimdi eşin, aşiyanın,
Geldi mi? Toprağa en güzel yanın,
Demedim mi? Hayal olur geçer gidersin.
Yaşayacaktı bin yıl, sana değmeyen yılan,
O, anneli bir annesiz,
Sen, annesiz, anneli,
O,kimseli bir kimsesiz,
Sen, kimsesiz, kimseli.
Sen, babalı bir babasız,
Adam dönüyordu gece köyüne
Gurbeti bitirdi, on sene sonra
Yüzünün derisini verdi soyuna
Gençliğini yitirdi, on sene sonra
Evine gelince oğluna baktı
Anne, dedi çocuk sessiz ve derinden,
Babam ne zaman gelecek, nerede anne,
Annesi bir anda kalktı yerinden
Baban burada yavrum, bak gözlerine
Çocuk dönüp baktı, babasını görmek için
Üstad şaşırttın beni. Tebrik ederim gönlüne sağlık