Kim bıraktı, garib çocuk sokağa seni?
Hangi çocuk ister doğmak sokakta?
Kavak yaprakları gibi titreyen teni,
Bıçak gibi keser soğuk sokakta parkta.
Bakarsın hevesin kalır içinde,
Sözünde, özünde, gözünde kurşun
Bakanın gönlünü vuruyon leyla
Figan edip ağlayan yaralı kuşun
Bir kanadını da sen kırıyon leyla
Bakışındaki esrarı çözmedi kimse
Ben seni her zaman gecelerde aradım
Siluetini indirdim, bir mumun ışığından
Gözlerine bakarak, saçlarını taradım
Olmasa da haberin, senin bu aşığından
Yalnızlık, yeryüzünde en çok bana yakışmış
Hangi dağın çiçeği, kimin gülüsün
Ben seni yıllardır bulamadım ki
Bazen hayalimde, bazen ölüsün
Varmısın, yokmusun bilemedim ki
Sana türlü türlü şarkılar yazdım
Kara göklerin pusu içinde,
Neler kırıldı, neler koptu içimde,
Her duygu çocukça, mahzun biçimde,
Yanar yüreğimde, gönlümde ağlar.
Ben bu kara gökleri hiç bir zaman sevmedim,
Yine ulaşamadan hayallerine
Bir küheylan hızıyla geçip gitti yıl
Sırça saraylarda senin yerine
Ab-ı hayat suyunu içip gitti yıl
Yeni yılmış adı, neyin yenisi
Ne hesabın bitti, ne isteklerin,
Mahsustu, bu dünyaya hep dileklerin,
Heyhat! Hiçbir işe varmaz ellerin,
Gönül kuşun kafesinden uçar gün gelir.
Yollar biter, yıllar geçer ve zaman eskir,
Oralar bizim oyun bahçemizdi
Oniki yaşındaydık hepimiz
Oralar bizim gibi, melek gibi temizdi
Oynarken, korkmuyorduk hiç birimiz
Okula der gibi söylerdik mezara gitiğimizi
Şiirde kelimem, şarkıda sözüm,
Her iç çekişimde sızlayan özüm,
Nazarı tek olan, kalbimde gözüm,
Sen; lütufsun, armağansın sen.
Bugünüm, yarınım, her iki dünyam,
Her lahza hayaline dalar giderim
Gönlümü gözlerine salar giderim
Bir yaprak misali solar giderim
Savrulurum çöllerde, haberin olmaz.
Gözlerin kainatın müstesna süsü
Üstad şaşırttın beni. Tebrik ederim gönlüne sağlık