Bana inanmadın şiire inan
Simdi yapa yalnız kaldığımı
Yanık hasret türküleri çaldığımı
Adın; her nesneden önce aklımda kalan
Sensin ruhumu iklimden iklime salan
Bana inanmadın şiire inan...
Şikayet...!
Failisin mahzun, masum duygumun
Şikayetim sana değil kendime
Senelerce kâbusa dönen uykumun
Şikayetim sana değil kendime
.SIR!
Bir söz söyle kimseye söylenmemiş olsun
Hem aklım hem ruhum bu sözle dolsun
sen kal gönül bahçemde her çiçek solsun
Toprağın toprağıma karıştığında
Nasihat...!
Yarada sızı, dertte sancı yarada sızı
Her sancı kalptedir, yara yürekte
Hangi dağa yaslanır anasız kuzu
Ezelden kanayan yara sürekte...
Sonbahar...!
Kuşlar üşüyor, hava soğuk insan da soğuk
Gönlü dilşad olanlarda ihsan da soğuk
Yavuz dilin döküp saçtığı lisan da soğuk
Sonbahar ömür ağacındaki yaprağı vurdu
Hayat bahçesinde bir ağaç daha kurudu
Sonbaharım...!
Benim yalnızlığımı bir sonbahar paylaşır
Hani gazeller uçuşuyor, rüzgar sert esiyordu
Senin gülüşün aklımda; içimde kuşlar ağlaşır
Aşk; iki kalpte nasıl da sevgiyle eğleşiyordu
Son mevsim...!
Bir sonbaharda yine yapraklar dökülürken
Gurbetteki sevgi yetim, sıladaki sevgi öksüz
Kökünden yavaş yavaş iki ağaç sökülürken
Ne olur güneş doğsa, dünyanın üstü göksüz.
SORGU...!
Kırk tuzaktan kurtuldum, kırk dereyi aştım
Kurt oldum tek başıma kırk köpekle dalaştım
Kırk engeli aştıktan sonra sana ulaştım
Şimdi benim hesapsız geldiğim sen değil misin...
Söz…!
Kimisi doğmadan düştü tuzağa
Kimi doğar doğmaz baktı uzağa
Bakıp ta ölü gibi yaşayan sağa
Müstehzi gülersen beni hatırla
Sözümüz…!
Kimisi doğmadan düştü tuzağa
Kimi doğar doğmaz baktı uzağa
Bakıp ta ölü gibi yaşayan sağa
Müstehzi gülersen beni hatırla




-
Ahmet Akkuş
Tüm YorumlarÜstad şaşırttın beni. Tebrik ederim gönlüne sağlık