Uzak dur...!
İlk gürültüde bulutların arkasına saklanan
Kül rengine boyanan Ay'dan uzak dur
Nesebini bilemeyip! Temizlenip, paklanan
Mukim olup, yurt kurmamış soy'dan uzak dur
Üzülme...!
Tasa etme, üzülme yürü yarına
Bir senin bahçenmi gülleri solan
Olan oldu, giden gitti şükret varına
Bir senin kalbinmi hüzünlü olan
Hangimiz usandık, hangimiz bıktık
Yıllırdır koşmaktan peşinden gönül
Fırat gibi yatağından çağlayıp aktık
Ulaşılmaz dağların başından gönül
Ömür bitti, lakin sen eskimedin
Veda...!
Tasa etme deli gönlüm yürü yarına
Bir senin bahçenmi gülleri solan
Kalan kalır giden gider şükret varına
Bir senin kalbinmi hüzünlü olan
Anne senin yanında bem beyaz bir gül soldu,
Sonra yalnızlık bana mukaddes miras oldu,
Haşa isyan etmedim yolum her dem hak yoldu,
Şimdi bana vuslatın kefen biçiyor anne...
Hedefiyim üstüme geliyorken bir kurşun,
Yabancı...!
Hatırlamaz oldu kimse kimseyi
Dostluğu unuttuk yabancılaştık
Kazıdım ruhuma bu kara sevdayı
Mecnun mu! Gel ben de ara sevdayı
Hayalinin, hatıranın peşi sıra sevdayı
Ab-ı hayat diye içtim, kandım oy…E. Toprak
Sevda!
Dün o lisenin bahçendeymişsin Sevda!
Saçında kırmızı gül, beyaz mendil elinde
Kimi ne merhaba demişsin, kimisine elveda
Adın hasret olmuş sonra aşığının dilinde.
Sevenin yüreğinde bir gökkuşağı
Dört mevsim her rengin harmanı olur
Sevgide zirve olmaz, dipsiz aşağı
Sevgiliden gelen çile, dermanı olur.
Bana inanmadın şiire inan
Simdi yapa yalnız kaldığımı
Yanık hasret türküleri çaldığımı
Adın; her nesneden önce aklımda kalan
Sensin ruhumu iklimden iklime salan
Bana inanmadın şiire inan...




-
Ahmet Akkuş
Tüm YorumlarÜstad şaşırttın beni. Tebrik ederim gönlüne sağlık