Yara...!
Doktor; hangi aletle cihazla baksan
Nafile göremezsin yara derinde
Üstündeki kabuğu lazerle yaksan
Nafile giremezsin yara derinde
Yarına bırak...!
Bugün söylenecek güzel bir sözü
Ertele, söyleme yarına bırak
İçinde kaybolacağın güzel bir gözü
Temaşa eyleme yarına bırak
Ben davama yedi yaşında baş koydum
Ne kerpiç ne tuğla temeline taş koydum
Gözüm dedim bayrağıma kenarına kaş koydum
Ülkücülük benim yaşam biçimim
Ülkücülüğüm elbette Turan Davası
Yalan ilelebet gizli kalmaz bil yavrum
Sevgiyle büyürse solmaz gül yavrum
Sil at Allah’tan gayrısını lügat bahçenden
Çürür köksüz ağaç vermez dal yavrum…
Yazık .!
Bin kere ahitleşti bozdu ahidi
Lâ dedi inkar etti mutlak vâhidi
En güzel ahlâkla gelen şahidi
Yeminine dayanak yapana yazık
Yazılar ve yazılar...!
Yaslan arkana geriye bir bak
Neler neler geçti geçmez dediğin
Olmazları olura döndürünce Hak
Seçermiş bir birini seçmez dediğin
Zamantı...!
Aynı suda iki kere yıkanılmazmış!
Ben yıkandım zamantıda bedenden candan
Her ırmağa tıkaç tıkanılmazmış
Bu ırmak Türk, Türkün huyundan
Zaman ve Hayat!
Toprak günden güne elmas yapar kömürü
Dönüşür başkalaşır fıtrat tabiat
Kül eder yakar ateş en sert demiri
Ben çok zengin bir çocuktum
Dünyayı kuşatırdı hayallerim
Bazen kaf dağının tepesinden olurdum
Bütün teçhizatımı kullanan ellerim
Zalime yönelttiğim tahta tabancamın
Tetiğine basardı...
Eylül...!
Sessiz, habersiz gelir her sene Eylül
Yaprak döker solar bahçelerde gül
Eylül’de durgunluk dinginlik başlar




-
Ahmet Akkuş
Tüm YorumlarÜstad şaşırttın beni. Tebrik ederim gönlüne sağlık