Gece ve Dolunay...!
Bir taş kalpten yıllarca merhameti dilendim Naçar halimle rüzgarsız harmanlarda elendim
Vefayı aradığım her adres yanlış çıktı
Merhamet menbaı kalbim hep sevgiye acıktı
Geçip gidenler!
Yaslan arkana geriye bir bak
Neler neler geçti geçmez dediğin
Olmazları olura döndürünce Hak
Seçiyor bir birini seçmez dediğin
Gel...
Dünde olanları dünde bırakıp
Gel sen bugüne gel yol yakınken
İçinde intizar olan mektubu yakıp
Özlemle yazılanı sal yol yakınken
Gidenler...!
Gittiler! Hiç gitmeyecek diye baktıklarımız
Gidecek! Uğruna dünyayı yaktıklarımız
Gideceğiz! Hoş seda versin bıraktıklarımız
Gideriz! Nasıl geldiysek öyle gideriz...!
Git...!
Kırk senedir dağladığın yaradan ne olur geç
Dilimden hiç düşmeyen adını anmadan git
Ben hüzün mahkûmuyum, senin yüzün hep güleç
Parmağından akan suya yeniden kanmadan git.
Umut...!
Yalnız uçtun, yaranı yine sen sardın
Uçtuğun gökyüzünde bulut parçalı
Gelene, gelmeyene yine sen vardın
Gezdiğin yeryüzünde umut parçalı
GELDİ GEÇTİ…!
Mümbit Aziziye'nin toprağından taşından
Şirvan’ın çiçekleri sulayan göz yaşından
Sesin sözün vatanı bizim Pınarbaşı’ndan
Süzüldü Hafızamdan resimler geldi geçti
Gel...
Dünde olanları dünde bırakıp
Gel sen bugüne gel yol yakınken
İçinde intizar olan mektubu yakıp
Özlemle yazılanı sal yol yakınken
Gidene Dair...!
Nasılsın? Diye sordu! Biri İki yüzüyle !
Durdu! Baktı ve anlattı iki gözüyle
Ölüm var! Dedi şükretti iki sözüyle
İyi insan, güzel insan, hoş insan...
Bizim Mahallede Bayram...!
Bayramlaşma başlardı bayramdan önce
Düğün evleri gibi şendi bizim mahalle
Babalar bir ekmeği beş parçaya bölünce
Bereket yağardı yere, esendi bizim mahalle




-
Ahmet Akkuş
Tüm YorumlarÜstad şaşırttın beni. Tebrik ederim gönlüne sağlık