Eskiden!
Eskiden bölük bölük gelirdi kuşlar
Annemin kuşluk namazı vaktinde
Lebbeyk derdi kalpten kalbe vuruşlar.
Eskidik...!
Zaman nasıl geçti! Nasıl bu zaman
Tahtadan, taşdan hızlı eskidik
Ömrümüz sonbaha dönüyor aman!
Tasasız her baştan hızlı eskidik
Aklıma düşenler!
Bazen rüzgarlı bir dağ düşer aklıma
Şirvanın eteğinde bir eser bir hazarım
Bazen bir nehirin akışı düşer aklıma
AKLIMA DÜŞTÜ...!
İftar vakti gençliğimden geldi esinti
Yurdumun kırk yıl öncesi aklıma düştü
Bu ezan Pınarbaşı'ndan kutsi kesinti
Sofraların düncesi aklıma düştü
Aklıma düşenler!
Bazen rüzgarlı bir dağ düşer aklıma
Şirvanın eteğinde bir eser bir hazarım
Bazen bir ırmağın akışı düşer aklıma
Çağlayıp akan Zamantıda yüzerim
Bazen bir beyaz mendil düşer aklıma
Aklımdan Geçenler…!
Geçer, neler geçmedi ki tasalanma Ey gönül
Hepsi toprak olmadı mı bastığı yeri ezenlerin
Gençlikteki her gününü kâr hanene say gönül
Ana gibi yar olmaz....!
Anne senin yanında bem beyaz bir gül soldu,
Sonra yalnızlık bana mukaddes miras oldu,
Haşa isyan etmedim yolum her dem hak yoldu,
Şimdi bana vuslatın kefen biçiyor anne.
1978...!
Okumanız dileğiyle...!
1978’ in nisan ayı...
On yaşında kabının içinde kapalı bir çocuğum, o yıl ayakkabı boyacısı olduğum yani boya sandığı ile birlikte ekmek kavgasını da sırtıma aldığım yıl.
85...!
Seksenbeş’de liseden kaydı yıldızlar
Döküldü duvarlara düşen yaldızlar
İffet abidesiydi ay yüzlü kızlar
Seksenbeş mezunu müstesna nesil
Acı nedir, nerededir?
Kan tükürüp şerbet diyen yalan dildedir
Kıymığa bile tahkimatsız olan eldedir
Çaresiz muhannete kalan haldedir
Gecesi gariplerle dolan ildedir




-
Ahmet Akkuş
Tüm YorumlarÜstad şaşırttın beni. Tebrik ederim gönlüne sağlık