Hakikat...!
Doluya koyarsın almaz boşa koyarsın dolmaz
Gül geç! Felekler çatlasın deli desinler Süleyman'a kalmayan dünya sana da kalmaz
Gittiğinde heybesi dolu desinler...
Hakikat!
Nasıl başlarsa öyle bitermiş
Tecrübeyle sabit olan hakikat
Hayale önden umuda geriden dermiş
Sevgi çiçeği yolda solan hakikat
Hak ve Hakikat...!
Rızka kefilden istedim ekmeği aşı
Ben ellerimi sadece Allah’a açtım
Suyunu çıkarttım sıkınca toprağı taşı
Helale yaklaştım haramdan kaçtım
HANGİ BAYRAM...!
Memleketten çıkıp gurbete gelmiş
Eski bayramlardan bir bayram olsa
Her muhite uğramış dağları delmiş
Eski bayramlardan bir bayram olsa
Hangi nesil...!
Canından aziz bilirdi ayla yıldızı
İlk Aşkı bayrak, vatandı yürekte sızı
Gönlünde son sıradaydı el kızı
Tarihin pınarbaşında gördüğü nesil
Hasbihal...!
Hey gidi günler hey! Diye başladı söze
Gözleri dolu dolu bakan ihtiyar
İhtiyar namzeti olarak geldik göz göze
Bakışıyla özlem çerağını yakan ihtiyar
Gönül Kapısı...!
Bu kapının adı gönül kapısı
Sorgusuz, sualsiz kimse girmez
Kulun hükmü geçmez Allah yapısı
Fermansız bu kapıyı kimse göremez
Görünmeyenler!
Yükte hafif olup, pahada ağır
Alınıp satılmayan bir şeyi göster
Gaiplerden haber verirse sağır
İçine su katılmayan bir şeyi göster
Yanınca bir damla ateşle için
Dalarsın ufuklara hep için için
Hatıram, hayalim bir senin için
Hasret ne demektir bileni göster
GÖZYAŞI...
Ağlamak! Elbette gönülden ağlamak
Ne kadar zormuş bu fazileti kazanmak!
Timsahta ağlar sırtını verince güneşe
Bazıları yürekten ağlar, lakin yüzünde vardır neşe




-
Ahmet Akkuş
Tüm YorumlarÜstad şaşırttın beni. Tebrik ederim gönlüne sağlık