Geçen yıl...!
Bu sene gece dörtte ikinci ayın
Altta kırılıp üstte kükreyen fayın
Yüklediği veballer eğride kaldı
Hüzünle geçen sene geride kaldı
Türk islam ülküsünün kutlu neferi,
Senin fetih müjden, ağartan yeri,
Her nereye düştüyse gözünün feri,
Zalime kılıç oldun, mazluma kalkan!
Genç Adam! Mukaddes ülkü sendedir,
Gece ve Dolunay...!
Bir taş kalpten yıllarca merhameti dilendim Naçar halimle rüzgarsız harmanlarda elendim
Vefayı aradığım her adres yanlış çıktı
Merhamet menbaı kalbim hep sevgiye acıktı
Geçip gidenler!
Yaslan arkana geriye bir bak
Neler neler geçti geçmez dediğin
Olmazları olura döndürünce Hak
Seçiyor bir birini seçmez dediğin
Gel...
Dünde olanları dünde bırakıp
Gel sen bugüne gel yol yakınken
İçinde intizar olan mektubu yakıp
Özlemle yazılanı sal yol yakınken
GELDİ GEÇTİ…!
Mümbit Aziziye'nin toprağından taşından
Şirvan’ın çiçekleri sulayan göz yaşından
Sesin sözün vatanı bizim Pınarbaşı’ndan
Süzüldü Hafızamdan resimler geldi geçti
Gel...
Dünde olanları dünde bırakıp
Gel sen bugüne gel yol yakınken
İçinde intizar olan mektubu yakıp
Özlemle yazılanı sal yol yakınken
Gidene Dair...!
Nasılsın? Diye sordu! Biri İki yüzüyle !
Durdu! Baktı ve anlattı iki gözüyle
Ölüm var! Dedi şükretti iki sözüyle
İyi insan, güzel insan, hoş insan...
Git...!
..!Kırk senedir dağladığın yaradan ne olur geç
Dilimden hiç düşmeyen adını anmadan git
Ben hüzün mahkûmuyum, senin yüzün hep güleç
Parmağından akan suya yeniden kanmadan git..




-
Ahmet Akkuş
Tüm YorumlarÜstad şaşırttın beni. Tebrik ederim gönlüne sağlık