Kor gibi attığın ateşlerden kar tanesi gibi çıkmasını da bilirim,
Sevgili sen ki bana yalnızlık kisvesini layık gördün ya,
Unutma küllerimden gökleri delerek tekrar doğarım.
İsterdim ki gerçeğim ol sen ol, biz kalalım hep ,ömür kıskansın, canımızı yakanlara inat...
Bu gidiş kaç geceye hüzün biçer,
Kaç damla gözyaşı döker,
Duygularım zehir ,gülüşlerim ise panzehirimdir.
Küllerimden yeniden doğarım, kimseye muhtaç değilim...
Aşıklara aşkın șerbeti giz de
içirilmedi mi?
Karanlıklara düşülüp sesin
de dem vurulmadı mı?
Hakikat yüreğinde yer
bulmadı mi?
Penceremin pervazlarına iliştirdim sevdayı;
Her açtığımda odam bahar koksun diye...
Bende kalan son resim ,
Ne güzel gülüşlerin içime işleyen bana bakışların.
Söylesene sevgili sen mi yalansın resimler mi...
Merhametim çok büyük,
Karşımda akıttığın gözyaşlarına kıyamadım,
Senin gönlümün tahtına ben oturtdum;
Gördüm ki 23 nisanda bir günlüğüne makam sahibi olmuş çocuk gibi kaldın,
Layığın bir günlük saltanatmış,
Yüreğim sana ağır gelir!
İnsan ne ile yaşar diye soruyor Tolstoy,
Sonra kitabının içinde cevap veriyor sevgi ile .
Peki insan gerçek anlamda nasıl ölür;
Elini uzaktıkları kolunu kırdığında, ne zaman diğer eliyle gözyaşını kendi silerse ölür...
Benliği ölür, ruhu ölür,kanatları kırılır maviler gıriye döner...
El birliğiyle tüm renklerimi soldurdunuz, umarım yolunuz bir daha bana çıkmaz...
Biz seninle dağlara aşık mor sümbüllerdik,
El ele verip sevdanın özgürlük türküsü,
Yürek yangınlarına serpilen abı hayat suyu,.
Yeryüzüne inen gecenin gün doğumu biz olacaktık.
Ben ve sen adam,
Yine bir rüzgar esti,usul usul
Selamın vurdu yüzüme, sanki fasıl
Aldım rüzgardan emanetini,
Üç kere öptüm, başım gözüm üstüne...
Kaç selam gelmek için rüzgarı bekler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!