Hayat bize en çok da yutkunmayı
Öğretti
Bazen gönlümüzde olanın yanımızda
olmayışına
Bazen sabahların bahara çıkmayışına
Biz yutkunmayı şiirlerle unutmaya öğrendik...
Ben o kurşunla ölmezdim de ,silahı tutan yabacim değil di...
Her yediğimiz kurşunun sahibi yüreğimizde saklıydı.
Yürek yılkı mevsim hazan,
Derman kalmadı umutlara da küskünüm,
Sabahıma doğmayan güneşe de kırgınım,
Sevdanın yanlışı aldı benden, inandığım tüm doğruları.
Susmalar birikiyor içimde,
Kendimi ifade edemeyişlerin yorgunluğunda...
Yüreğim de dünden kalma kağıt kesiği sızılar...
Huzurum tatmadığım sevdam olacaktın,
Neden ben oturmuş yaşanmışlıkları sorguluyorum,
Sakinliği aradığım tenhalarda...
Ben aşk'a acemiyim yâr!
Sınama beni ayarlarımla oynama,
Küstüm çiçeğidir yüreğim,
Kapandı mı açmaya çare bulunmaz...
Siz hiç yusuf oldunuz mu...
Ben kuyunun en dibini gördüm.
Karanlık canımı yakmadı, beni kuyuya atanlar kadar...
Siz hiç yusuf oldunuz mu...
Ben oldum ,arkama bakmaya bile gerek görmedim, beni kimler attı diye...
Siz hiç yusuf oldunuz mu ,karanlık ta sadece babana sarılmak nedir bilir misiniz...
La Tahzen
Gam yüklemişsin yüreğine katar katar
Müjgan nemli parlak mı parlak
Sahte kalabalıklar boğuyor
Bir çift güzel söze can verecek haldesin
Ne istedim şu koca dünyadan,
Yere sığmadım göğe ulaşamadım,
Can yangınların da kalmışım ölü hayaller doğurdum,
Bir liman aradım kimsenin bilmediği gizde .
Göz yaşlarım kor gibi yanaklarımı eritiyor,
Bir varmış bir yokmuş,
Diye başlardı ya masallar,
Aşkımız da bir vardı şimdi yok oldu,
Sen sevdaya dair ne varsa içinde benide öldürdün adam.
Büyütüp besledim hayallerimi heveslerimi,
Bülbüller susmuşda, ah eder yardan
Gül dalda kurumuş, ruh çıkmaz candan
Umudum tükendi, al soldu daldan
Heybemde ne varsa yel aldı gitti.
Üstadım mihnet,bize kaldı gerek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!