Ağıtlar söyleniyordu Doğu'da,
Batı'nın kültüründe kaybolan bir oğul için.
Doğu değişmemişti; değiştiren Batı'ydı.
Ne varsa mânâda aramıştı insan,
Maddeye çevirdi Batı.
DAMLACIK 1
Her sabah güneşin doğuşunu seyret
Her akşam ölüme yaklaşırsın elbet.
Yetmez mi bunlar inanmak için?
İnanırsan kavuşursun, alırsın sonsuz rahmet.
DAMLACIK 2
Gönülde Rabbim oldukça,
Her derdin vardır çaresi
Yoksa gönülde Rabbim,
Dünyayı verseler nicedir.
DAMLACIK 3
Büyük olsa da hatalarımız, kötülüklerimiz,
Yüce Allah’tan bağışlanmayı dileriz.
Bugün anlamasak da bilmesek de bunları,
DAMLACIK 4
Gülerken kin kusanlara,
Ağlarken sırıtanlara,
Yazıklar olsun yalandan sevenlere.
Traktör hırıldadı, döndü tekerlek.
Ve birden durdu yol ortasına,
Bir çocuk yüzünden.
Bir yolcu bindi kimliksizdi.
ÇANAKKALE
Ey İnsanlık!
Her karış toprağa bir ömür, bir dua düştü;
Şehadet, bu milletin alnına yazılmış kutlu bir mühürdü.
Ölüm, Hakk'a kavuşmaktı; şeb-i arûs misali...
Bir köyden başka bir köye gitti.
Canı sıkıldı; ama kimseye demedi bir şey.
Geçmişte yaşadıklarını da terk etti.
Değişen sadece köy değildi.
Köyün horozları, tavukları,
DENEME 1
Her sihrin bir ustası var,
Her ustanın bir hüneri.
Hüner de gitti, usta da.
Kaldı bir avuç toprak.
Düşler, kelimelerle şekillenir zihinde.
Eğer biliyorsan bin kelime,
Bin düş kurarsın farklı güzelliklerde.
Bilmiyorsan bir kelime,
Bir düş bile kuramazsın sessizce.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!