EKSİĞİM ÇOK... MESELA SEN
Eksiğim çok...
Mesela sen...
Adını söylemeden geçen hiçbir günüm tam olmadı.
Ne kadar gülsem de,
İçimde hep eksik kalan bir cümle vardı.
O cümlenin adı sendin.
Sabahlar eksikti.
Güneş doğuyordu,
Ama içime aydınlık inmiyordu.
Çünkü bir zamanlar
Gözlerine doğan umut,
Şimdi yalnızca hatıralarımda yaşıyordu.
Eksiğim çok...
Mesela sen...
Bir fincan çayın karşısındaki boş sandalye,
En çok seni anlatıyor bana.
Demlenen çay soğuyor,
Saatler geçiyor,
Gece sabaha dönüyor,
Ama sen gelmiyorsun.
Bir rüzgâr esiyor,
Saçlarını getirir diye bekliyorum.
Bir şarkı çalıyor,
Sesini duyarım diye susuyorum.
Bir yağmur yağıyor,
Belki aynı gökyüzünün altında
Sen de ıslanıyorsundur diye
Gözlerimi bulutlara bırakıyorum.
Eksiğim çok...
Mesela birlikte kurduğumuz hayaller...
Henüz yaşanmamış anılar...
Yarım kalmış cümleler...
Elini tutmadan geçen mevsimler...
Gözlerine bakamadan biten yıllar...
Hepsi içimde,
Kapanmayan bir defter gibi duruyor.
Bazen aynaya bakıyorum.
Yüzüm aynı,
Ama içimdeki insan değişmiş.
Eskiden umutla bakan gözlerim,
Şimdi sessizliğin içinde
Bir cevap arıyor.
Ve her cevap,
Yine sana çıkıyor.
Eksiğim çok...
Mesela sen...
Senden sonra
Kalabalıklar daha kalabalık,
Yalnızlık daha yalnız oldu.
İnsanlar konuşuyor,
Ben dinliyorum.
Ama hiçbir ses,
Senin bir "Nasılsın?" deyişin kadar
İçime dokunmuyor.
Gece olunca,
Yıldızlar çoğalıyor gökyüzünde.
Ben ise,
Eksilen yanlarımı sayıyorum.
Bir yıldız sen,
Bir yıldız gülüşün,
Bir yıldız sesin...
Sonra gökyüzü bile
Sana benzemeye başlıyor.
Eksiğim çok...
Mesela birlikte yaşlanamadığımız yıllar.
Kapısını hiç çalamadığım ev.
Birlikte içemediğimiz çaylar.
Aynı yastığa bırakılamayan yorgunluklar.
Omzuna yaslanamayan başım.
Avucuna değemeyen ellerim...
İnsan bazen,
Bir kişiyi değil,
Onunla yaşayamadığı bütün hayatı özlüyormuş.
Şimdi anlıyorum.
Eksik olan sadece sen değilsin.
Ben de eksildim.
Bir yanım sende kaldı.
Bir yanım,
Hiç dönmeyen yolların ardında.
Bir yanım,
Adını her duada sessizce söyleyen çocuk gibi.
Ama yine de...
Sana kırgın değilim.
Çünkü sevgi,
Bazen kavuşmak değil,
İçinde güzel bir iz bırakabilmektir.
Sen gittin.
İzin kaldı.
Ben kaldım.
Şiirler kaldı.
Ve her şiirin arasında,
Sessizce yürüyen bir özlem...
Belki bir gün,
Bu eksiklik tamamlanmaz.
Belki ömür böyle geçer.
Ama ben,
Eksik yaşamayı da öğrendim.
Çünkü insan,
Bazen yarım kalan kalbiyle de
Hayata devam edebiliyormuş.
Ve eğer biri bana bir gün,
"En büyük eksiğin nedir?" diye sorarsa,
Hiç düşünmeden cevap veririm:
"Eksiğim çok...
Mesela sen..."
DELİNİN BİRİ
HAMZA CAYMAZ
Kayıt Tarihi : 2.08.2026 01:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!