Yarınlarım da saklısın
İçimde hafif bir sancısın
Biliyorum farkındasın
Elimden tutmayacak mısın
Sarsam seni sevgimle
Nazlı bir rüzgar gibi esersin bu çorak gönülde,
Varlığın vuslat, yokluğun bir Mecnun çölümde.
Hüznümün sinesinde, gecenin köründe,
Gidişinin ardından yokluğun kaldı benimle.
Her yeni günle kanar, kapanmaz bu yara;
Seni sevmek saadetti, artık geçti,
Yıllardır bekleyiş cana yetti.
Gelir misin bir gün ansız,
Hani gönlümü kanatıp gitmiştin?
Hiç özlememişsin, öyle diyorlar;
Geldiğin gün aydınlasın gönlümde ki tan yeri
Bu sensizliğe susamış ruhumun son demi
Yakarışlar da çırpınışlar da bıraktın sen beni
Yersiz, yurtsuz ve kimsesiz yaşadım bu arş-ı âlem i
Yalnız senin nazarın da akıttım bu son teri
Gönlümü attın bir lalezara
Firkatını bana koyupta gittin
Gönül senle asude iken
Sen beni nârın ile yakıp da gittin
Cefa ettin bana sevgilim
Bir yelkeni rüzgarla savurur gibi
Gittikçe uzaklaştın, silindin gözlerimden.
Beni aldatan yıllara inan hiç kızmadım
Hiç eksik etmedim seni sözlerimden
Geceyi içimde, bir umuda sığdırdım
Bir bakışınla sarmıştın kalbimi
Her seferinde yeniden aşık etmiştin beni
Şimdi yalnızlık içinde dolaşıyorum
Sonsuz bir özlemle gözlerinin ışığını arıyorum
Gözlerin sevgilim içinde kaybolurum
Bir ömür geçti belki, adını anmadan,
Ama her nefesim seninle doldu, usulca.
Bir yaprak gibi düştüm rüzgârlarına,
Taşıdın beni bilmeden, varoluşun uçurumlarına.
Kim bilir hangi çağda sevdim seni,
Güneşin şifresini çöz bana
İndir yere ser ayaklarım altına
O mu seni gönlüme düşüren kor gibi
Vur güneşin bağrına bağrına
Sarılığını al ondan sende kalsın
Söyle hangi soluk hayatın renklenişidir gelişin
Söyle hangi çağ son bulur sessizliğinle
Şimşekler çakar gidişinle tan yerine
Nasıl koyarım artık bir başkasını yüreğime
Mahzun olur artık seni anlattığım kitap




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!