Ölümün melda bir bakışı vardır
Hep gençlik aşılar âhirete
Ümit barındırır kervansı heybesinde
Hep ölümlü olacak insan
Hırsı kurtaramayacak onu
Her ortamda akıllıyım diyor ama
******Mâvide sis var beyazda pas
******Ey cân alıcı Sitâre
******Sen beni renksiz bir gökkuşağına as
*****************************her hayât imgeli bir şiirdir
Örtüşen sorular var:” Toprak neden âzürde? ”
Çünkü tohumlar susuz “fidan” özlemekte cân
Burası düşe kalka nefes alan illetli bir şehir
Kırmızı sisler belirir gecenin en derin saatinde
Bataklık kuşları dolaşır çığlık çığlık gökyüzünde
Cenînler karışır suya inleye inleye
Bizse bemol ve diyezlerle ayakta durmaya çalışan sunî bestelerdik aslında
Tüm kilitli yürekleri açıverir türküler
Paslanmış vicdânları da temizler
Türkü söyleyebilirse insan
Ölüverir bencillik ve keder
Kaç tohumun hıçkırığı duyuluyor
Mantıksızlığın hortladığı saatlerde
Keder perde perde iniveriyor şehre
Kendinden uzak yankılar arasında
Güneş batıdan doğmak üzere
Mühür basılmış doğunun kaderine
Hicret yağmakta dudaklardan
Tevbe tevbe
İlikleri üşümüş gecenin titrek korkaklığını duyuyoruz
Yaprakları sararan kaldırımlarda gezerken
Dudakları lâl olmuş denize tereddütle bakıyoruz
Âfet âfet yağan yıldırımları yüreğimizle süzerken
Kendini kaybeden toz parçaları uçuyor gökyüzünde
Ey tebessüm
Orta yolu bulamadık bir türlü
Kahkahamız arttıkça hıçkırığımız da artıyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!