Saathâne meydanında müthiş bir telâş vardı
Hangi saati izlemeliydim şaşırdım
Her biri farklı vuruyordu saniyelerin tokmaklarına
Yüreğim takılı kaldı zamanın tik taklarına
Bir bankta buluverdim kendimi
Kentin en s/olgun düşlerine saldım hayâllerimi
Sabahçı sokağındaki yalnız bir saat
Hüzünleri kavuruyor un niyetine
Sen gidince güldürecek ne ân kaldı ne yarın
Hüzün trenine döndü yüreğimin meseli
Hasretimden bahsediyor cihândaki her yayın
Mısrâlara sığmaz oldu bekleyişin gazeli
Ey sevgili ağlayacak ne ân kaldı ne yarın
Hüzün trenine döndü yüreğimin meseli
Hasretimden bahsediyor dünyadaki her yayın
Mısrâlara sığmaz oldu bekleyişin gazeli
Sana bir şiirimi gönderiyorum
İster hediye dersin ister hâtıra
Ben yaşarken ölenlerdenim
********Ölüm maske takar mı azîzim
********Yüzünü göstermekten çekinir mi
********Hep bu soru / lar kemiriyor içimi
*************Bütün şehîrler iki kişilik ölür
Son kez düşüyorsun
Yüreğinin yangınlarından
Aşk ne karakış tanır ne zemheri
Bâzen cin oluverir bâzen de peri
Önemli olan tek şey dökülen alın teri
Bir gece eleğimsağmalarla gelse çocuksu hayâllerim
Renkli hayatlar sunsam gariban(!) insanlara
Dünyada yer kalmasa karanlık hazanlara
Yıldızlarla uyursa çocuk
Tebessümü öğrenir onlardan
Uzaklaşır şeytan denilen nârdan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!