***************************hüznü özleyen bestelere
Kavga vâdilerinde hüzne dalamıyor besteler
Şevkle sallanıyor yapraksı keresteler
Mehtap ılgım içiyor her öğünde
Ölüm şâhit tutuluyor gecenin düğününe
Mahyalardan selâm var
Tesbîh tanelerinde coşkunluk
Şeytanın hem benzi hem ruhu soluk
Dünyada dengeyi kurarak yaşamalı insan
Çilenin de zirvesi yoktur mutlak huzurun da
Yeter ki İslâm kabul edilelim huzurunda
İpe un sermek gerekir bâzen
Sevgiyi yitirenlere
Merhameti zedeleyenlere
İlk / ritmini kaybetti ses dalgaları
Hüzünlü besteler kadar yakıyor yüreği
Karabasanlar zorluyor karanlığın sınırlarını
Acı diriliyor küller arasındaki kor gibi
Görünmüyor artık hicrân kuyusunun dibi
Baharda eylülü yaşatırsan eceye
Bir yalnızlık senfonisi düşer geceye
Ne hayat sığar ne ölüm sığar heceye
Bir hüznün sevâbını ulaştırır ferâhlık
Her nefesinde dallara yürür su
Tohumların göğe değer başı
Her hüzün ayrı bir yol açar vuslata
Yeter ki binmesini bilelim Burak denilen ata
*****Baktığım yerlerde yoksun sevgili
*****Yirmi dört saatim boşa geçiyor
*****İsrâf oldu gitti gözümün feri
*****Şeytan Cehenneme sultân seçiyor
Hüzün inatçı bir katırdır
Basar durur farklı zillere
Dostların kapısı kapanır
Ölüm pusu kurar dillere
Gerek kalmaz yağlı millere…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!